YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25048
KARAR NO : 2013/4515
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
Hırsızlık suçundan sanık …’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522/1, 55/3, 59/2. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Zeytinburnu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/1998 tarihli ve 1998/60-265 sayılı kararının infazı sırasında Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2010 tarihli ve 2000/92 müteferrik sayılı kararı ile 4616 sayılı Kanun gereğince şartla tahliye edilmesini müteakip, bihakkın tahliye tarihi dolmadan yeni bir suç işlemiş olması dolayısıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 17 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 13-a maddesi uyarınca şartla tahliye karan geri alınıp 23/04/2001 ile 31/01/2007 tarihleri arasındaki bakiye cezanın aynen infazına dair Zeytinburnu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2004 tarihli ve 2004/277 müteferrik sayılı kararım müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun’un 142/I-b, 143, 116, 62 (üç kez), 31/3. {üç kez) maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 20 gün hapis, 6 ay 20 gün hapis, 2 ay 6 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin, Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2011 tarihli ve 1998/60-265 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/03/2012 gün ve sayılı 2531/18836 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2012 gün ve 100121 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararma nazaran, lehe kanunun tespit edilip uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, duruşma açılmasına karar verildiği hâlde sanığa duruşma gününü içeren meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gözetilmeden dosya üzerinden, karar verilmesinde,
2-Kayden 02/03/1981 doğumlu olup suçun işlendiği 25/11/1996 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezalardan, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değişik yapılmadan önceki hali dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. Maddesi gereğince ½ oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunmasında, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 Sayılı Kanunun 9/1. maddesi, 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma önerisinde bulunulması gerekirken, tensiple duruşma günü tayin edildiği halde, CMK.’nun 193/1.maddesine aykırı olarak sanığın yokluğunda hüküm kurulup, yaşı nedeniyle yapılan indirimin de, 5237 sayılı TCK’nun 5377 sayılı yasa ile değişiklikten önceki hali sanık lehine olduğundan, 1/2 yerine 1/3 oranında yapılması suretiyle fazla cezaya hükmolunması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (BAKIRKÖY) 23.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 06.04.2011 gün ve 1998/60-265 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin, yerel mahkemece yerine getirilmesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.