Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/25956 E. 2012/46228 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25956
KARAR NO : 2012/46228
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

Tebliğname No : 4 – 2009/30699
MAHKEMESİ : Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2008
NUMARASI : 2008/276 (E) ve 2008/588 (K)
SUÇ : Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nun 125/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü, aynı kanunun 50/2. maddesinde, hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, bir süre aynı evde kaldıktan sonra aralarında çıkan anlaşmazlıklar yüzünden evden ayrılan katılanın giderken kendisine ait bir kısım eşyaları da aldığını düşünmesinin verdiği kızgınlık ile bu eşyaları geri getirmesi için mesaj çektiği yönündeki savunması ve bu savunmayla örtüşen mesaj içerikleri de dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 129/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; katılanın sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “son şartın müdahil sanık yönünden gerçekleşmediği anlaşıldığından” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19/11/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.