Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/26533 E. 2012/49156 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26533
KARAR NO : 2012/49156
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlere yönelik sanıkların temyiz istemlerinin inelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesi uyarınca sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
“Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Eylemin gece vakti işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uygulanmış olup suçun nitelikli hali olduğundan aynı yasanın 66/3. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 31/3 maddesinin 01/06/2005 ile 08/07/2005 tarihleri arasında yürürlükte olan ve suça sürüklenen çocuk lehine olan şekline göre, suç tarihinde 15-18 yaş arasında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, söz konusu madde gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza belirlenmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle herhangi bir zararın bulunmadığı, sanığın kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Sanığın ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden hakkında CMK’nın 231. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen ve tekdiren yer olmadığına” biçimindeki, yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeyle suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 51/1-a bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen suça sürüklenen çocuk hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken, 51/1-b bendinde belirtilen “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi ve sanığın cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu bir kanaat gelmediğinden bu hususlar göz önüne alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde yer alan” hapis cezasının ertelenmesi “uygulanmasına taktiren ve kanunen yer olmadığına” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında 51. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesi uyarınca sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden müteselsilen tahsiline karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.