YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27905
KARAR NO : 2013/2237
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık-Mala zarar verme-Konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ın yokluğunda verilen 02.03.2010 tarihli hüküm sanığa 09.11.2010’da tebliğ edildiği, sanığın 08.08.2012’de mahkemeye temyiz dilekçesi sunduğu, sanığın yokluğunda dosya üzerinden 18.09.2012 tarihinde verilen temyiz isteminin reddine dair hükme karşı ,sanığın yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurduğu; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2. maddesinde, 4709 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 03/10/2001 günü yapılan değişiklikte, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” biçimindeki düzenleme gözetilerek ve hükmün bu tarihten sonra verilmiş olması ve anılan ilk hükümde yasa yolları, “ … Yargıtay’da temyiz yolu açık …” şeklinde belirtilmek suretiyle, yasa yoluna başvuru süresi ve ne zaman başlayacağı, nereye ve ne biçimde başvurulacağının açıkça gösterilmemesi nedeniyle eksik olup ,adı geçen sanığın 08.08.2012 günlü temyizinin, anılan 02.03.2010 günlü karara yönelik ve açıklanan nedenle süresinde olduğu kabul edilmekle , mahkemenin 18.09.2012 günlü temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede ;
Oluş ve dosya içeriğine göre hırsızlık eyleminin bina veya eklentileri içinde koruma altına alınan eşyaya karşı işlendiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesi yerine aynı Yasanın 142/1-f maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının her bir suç için ayrı ayrı olmak üzere uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmaması ise, anılan maddenin uygulanmasına yönelik sanığın aşamalarda bir talebi bulunmadığı gibi anılan maddenin mahkemenin takdirine yönelik bir indirim maddesi olması göz önüne alınarak bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamede bu yönlerden bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
T.C. -2-
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Ancak ;
Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY.nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık …’ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.