YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28985
KARAR NO : 2013/18396
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafii ile suça sürüklenen çocuk …’un temyiz isteklerinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 15.02.2010 tarihli görgü ve tespit tutanağında, “aracın ön sol kapı anahtar kısmının içe girmiş vaziyette olduğu”, aynı tarihli olay yeri inceleme raporunda, “aracın sol ön kapı kilit yuvasının sert bir cisim yardımıyla zorlanarak kapı kilidinin açıldığının” belirtilmesi, yaşı büyük olması nedeniyle hakkında ayrı dava açılan diğer sanık …’in suça sürüklenen çocuklardan …’nın bıçakla aracın kapısını açtığını ifade etmesi, mağdurun kovuşturma aşamasında, aracın uydurma bir anahtar ile mi, yoksa elleriyle vurarak mı açtıklarını bilmediğini, ancak kapının bastırılarak açılacak kilit kısmının içeri çökertildiğini tahmin ettiğini beyan etmesi ve suça sürüklenen çocukların atılı suçu işlemediklerini savunmaları karşısında, suça sürüklenen çocukların eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun oluşturduğu gözetilmeden, nitelendirmede yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması,
2- 5320 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK.nun 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de, bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslar arası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslar arası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre, Hakim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslar arası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslar arası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; soruşturma ve kovuşturma aşamasında 5271 sayılı CMK.nun 150/2. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukların savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiler için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafii ve suça sürüklenen çocuk …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.