Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/29875 E. 2013/23729 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/29875
KARAR NO : 2013/23729
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik adı geçen sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı 13.10.2010 tarihinde verilen mahkumiyet kararını, 1412 Sayılı CMUK’nın 310.maddesinde belirtilen yasal bir haftalık süreden sonra 06.01.2011 tarihinde temyiz eden ve kendisine zorunlu olarak atanan müdafiden haberdar olan sanık …’in temyiz isteminin aynı Kanun’un 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yakınan Mustafa’nın çalınan eşyalarından bir kısmının kolluk görevlilerince bulunup kendisine iade edilmesi nedeniyle zararının giderildiğini beyan ettiği görülmekte ise de, 5237 Sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanabilmesi için sanığın bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerektiği, polis ekiplerini görünce ellerindeki malzemeleri bırakıp kaçan sanıkların, yakınanın zararını giderdiklerine dair herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, mala zarar verme suçundan kurulan hükümde sanık … hakkında TCK’nın 168.maddesinin uygulanması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Sanık …’ın Bala Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/6-2008/9 sayılı ve 29.01.2008 tarihli hükmünden dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan mahkeme ilamında hakaret ve tehdit suçları ile ilgili iki ayrı hüküm bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/2.maddesi uyarınca “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağından” infaz aşamasında söz konusu mahkeme ilamındaki en ağır cezayı içeren hükmün tekerrüre esas alınmasının mümkün olduğu kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5.fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 Sayılı TCK’nın 58.maddesinin 7.fıkrası gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde sanık … hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2-) 5237 Sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının ( c ). bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Yasanın 53/1-c.maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş Sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca ”cezanın infazından sonra bir yıl süre ile denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına” ilişkin bölümlerin hüküm fıkralarından çıkartılmasına, yerine ”cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesine, hüküm fıkralarından TCK’nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)Yakınana ait işyerine girerek üzerine atılı işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu işleyen sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 116/2.maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, hükümde uygulanan kanun maddesi olarak TCK’nın 116/1.maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 232/6.maddesine aykırı davranılması,
2-)Hükmün gerekçesinde temel cezanın alt sınırdan belirlendiği hususu yazılı olduğu halde, işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde yasal bir gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılıp sanık hakkında bir yıl hapis cezasına hükmolunarak, kararda çelişkiye neden olunması,
3-)Sanığın, işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği kabul edilmesine karşın, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c.maddesinin uygulanmaması,
4-)Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5.fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 Sayılı TCK’nın 58.maddesinin 7.fıkrası gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde sanık … hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
5-) 5237 Sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının ( c ). bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Yasanın 53/1-c.maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş Sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesinin yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.