YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/30603
KARAR NO : 2013/23387
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, Sanık …
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen temyiz dilekçesinin 12.02.2010 tarihinde havale edilmesine karşın, uyap sistemi incelendiğinde; dilekçenin 11.02.2010 tarihinde saat 19:23:47 sularında sisteme kaydedildiği, ancak CMK.nun 39. maddesinin ikinci fıkrasında, sürenin hafta olarak belirtilmesi durumunda ertesi haftanın aynı gününün mesai saati bitiminde sona ereceğinin açıkça belirtilmiş olması ve 04.02.2010 tarihinde verilen hükmün temyiz süresinin 11.02.2010 günü mesai bitiminde sona erdiğinin anlaşılması karşısında; 04.02.2010 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz eden Duruşma Savcısının temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık … Aytaç hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
24.01.1007 günü saat 17.30 sularında şikayetçiye ait aracın sol ön kapı camı kırılarak içinden cep telefonunun çalındığı, aynı gün saat 20.00’da sanık … ile yanında hakkında beraat kararı verilen ve temyiz dışı sanık … ile beraber tanık …’e ait işyerine gelerek, sanık …’in suça konu cep telefonunu tanığa sattığı, bir arkadaşından olayı öğrenen tanığın suça konu cep telefonunun imei numarasını kontrol etmesi sonucu durumu farkettiği ve bir bahane ile sanığı işyerine çağırarak yakalanmasını sağladığı olayda, 24.01.2007 tarihli yakalama tutanağında, sanık …’in aracın camını kırıp cep telefonunu aldığında yanında yaşı küçük olduğu için hakkında ayrı dava açılan …’in de bulunduğunu belirtmesi ve Ümit’in atılı suçu işlemediğini savunması karşısında, Ümit hakkında açılan dava dosyası getirtilip incelenerek ve 24.01.2007 tarihli tutanağı düzenleyen görevliler tanık sıfatıyla dinlenerek, sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturması halinde CMK’nun 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları gözetilerek hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.