Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/30783 E. 2013/25931 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/30783
KARAR NO : 2013/25931
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/01/2007 tarih ve 3-9 esas, 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nun 232/6 ve 34/2.maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 310.maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; sanığın yokluğunda verilen hükümde temyiz süresi gösterilmesine karşın “temyiz süresinin başlangıcının tefhim veya tebliğden itibaren başlayacağı hususu ile başvuru mercii” tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmediğinden, ve tebligat tarihinde cezaevinde olduğu anlaşılan sanığa Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 21.12.2009 tarihinde yapılan tebliğin geçersiz olması nedeniyle, 20/05/2010 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanığın müşteki …’a yönelik hırsızlık, katılanlar …, … ve …’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde, tekerrür hükmü uygulanırken, tekerrüre esas alınan ilamın birden fazla hükümlülüğü içerdiği halde en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de; belirtilen eksikliğin infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanığın müşteki …’a karşı iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme, mağdur …’a karşı hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme, katılanlar …, … ve …’ya karşı iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyizine gelince;
I- 5271 sayılı CMK.nun 225/1.maddesine göre hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğunun belirtilmiş olması karşısında, sanık hakkında müşteki …’a karşı mala zarar verme suçu ile mağdur …’a karşı iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından usulüne uygun olarak dava açılmadığı ve ek iddianame düzenlenmediği halde atılı suçlardan yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
II- Dosya içerisindeki tutanak ve belgelerden, sanığın hırsızlık amacıyla mağdur …’ın iş yerine tuvalet penceresinden girdiği ve eylemini gerçekleştirdiği sırada, mala zarar verdiğine dair herhangi bir iddianın ileri sürülmemiş olması ve bu konuda herhangi bilgi ve belge de bulunmaması karşısında, mala zarar verme suçunun denetime olanak vermeyecek şekilde ne şekilde oluştuğu karar yerinde tartışılmadan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
III-Sanığın başka bir suç nedeniyle yakalandığında, hırsızlığın henüz farkında olmayan mağdur …’ın iş yerinden çaldığı malzemeleri, çaldığı yeri bildirmek suretiyle eksiksiz bir şekilde mağdura iadesini sağlamış olması karşısında, hakkında TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
IV- Sanığın müşteki … ile katılanlar …, … ve …’ya karşı işlediği işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun, 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamına alınan suçlardan olduğu, anılan yasal düzenlemeden önce o tarihte yetkili olmayan kolluk görevlilerince yapılan uzlaşma tekliflerinin hukuki geçerliliği bulunmadığı, anılan Kanunun 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devam olunarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, kollukta ”uzlaşmak istemiyorum” şeklindeki ifadelerle yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.