YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3642
KARAR NO : 2012/3936
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma sonucunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 172/1. maddesi uyarınca kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair BİGA Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2011 tarihli ve 2011/286 soruşturma, 2011/348 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararını müteakip, Cumhuriyet başsavcılığınca şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi gereğince güvenlik tedbiri uygulanması talebi üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223/4. maddesi gereğince sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 57. maddesi uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına dair Biga Sulh Ceza Mahkemesinin 20/06/2011 tarihli ve 2011/98 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.10.2011 gün ve 2011/12186/50205 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2011 gün ve 2011/360037 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında soruşturma evresinde Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 16/02/2011 tarihli, 2011/3112119 sayılı sağlık kurulu raporlarında, işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayacak durumda olup, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesinden istifade edeceğinin bildirilmiş olması ve anılan fıkrada bu durumda olan kişiye ceza verilmeyeceğinin düzenlenmiş bulunması karşısında, akıl hastası olan şüpheli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilemeyeceği, mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda anılan madde kapsamında kaldığı anlaşılan sanık hakkında ceza verilmeyip, güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekeceği gözetilmeden, talebin bu yönden reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hakaret suçundan yapılan soruşturma sırasında, Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 16.02.2011 tarih, 2011/485 sayılı sağlık kurulu raporu ile şizofreni hastalığının etkisinde olduğu, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamadığı, ceza sorumluluğunun olmadığı belirlenen şüpheli hakkında, Biga C.Başsavcılığınca, kovuşturmaya yer olmadığına, 5237 sayılı TCK.’nın 32/1.maddesinin tatbiki ile aynı yasanın 57. maddesi uyarınca koruma ve tedavi
./..
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
amaçlı akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması için Biga Sulh Ceza Mahkemesine müzekkere yazılmasına karar verilip, müzekkere üzerine Biga Sulh Ceza Mahkemesince, 20.06.2010 tarih, 2011/98 D.İş sayılı karar ile CMK.’nın 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, TCK.’nın 57.maddesi gereğince yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
5237 sayılı TCY’nın 32/1. maddesinde, “akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki yasal düzenlemeden, 32/1. madde kapsamındaki kişiler hakkında kamu davasının açılacağı, suçun sabit görülmesi durumunda ceza verilmeyeceği, ancak güvenlik tedbirine hükmolunacağı anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.04.2008 gün, 2008/22-80 sayılı kararında vurgulanan, “akıl hastalığının saptanması durumunda yapılacak uygulamanın sınırlarını belirleme açısından, işlenen fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, oluşturuyor ise suç vasfının belirlenmesi, gerek sübuta ve gerekse vasfa ilişkin gerekçeli değerlendirmenin hükme dercedilmesi zorunluluğu”, ancak usulüne uygun açılmış bir davada yapılacak yargılama ile mümkündür.
5271 sayılı CMK.’nın 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delillerin elde edilememesi veya kovuşturmanın izne tabi olması ve yetkili merciince izin verilmemesi gibi kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde verilmelidir. Buna karşın, şüphelinin, akıl hastalığı nedeniyle TCK.’nın 32/1. maddesinden yararlanması gerektiğinin tıbben saptanması durumunda, hakkında güvenlik tedbiri uygulanması yönünden, atılı suçu işlemiş olduğunun yapılacak yargılama ile sabit görülmesi zorunluluğu nedeniyle kovuşturmama kararı verilmesi olanağı bulunmadığından, Biga C.Başsavcılığının kamu davası açmaksızın, tedbir uygulanması isteminin, mahkemece reddine karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı halde CMK.’nın 223/4. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BİGA) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 20.06.2011 gün, 2011/98 D.İş sayılı kararın,
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.