YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3646
KARAR NO : 2012/2458
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
Sayı : KYB – 2011/366325
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’ün 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 49l/ilk, 522/1, 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 182,40 yeni Türk lirası ağır para cezası Ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair ULUKIŞLA Sulh Ceza Mahkemesinin 23/03/2005 tarihli ve 2001/103 esas, 2005/59 sayılı kararının arşiv kaydından silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 04/06/2010 tarihli ve 2010/222 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/10/2011 gün ve 12601/51768 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/01/2012 gün ve 366325 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin, suç tarihi itibarıyla aynı Kanun’un yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşulları düzenlemiş olduğundan, adı geçenin mahkûmiyetine konu kaydın da bu kapsamda olduğu, dolayısıyla mülga 3682 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 8. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara ilişkin adlî sicil kayıtlarının mahkemelerce verilen silme kararlarına istinaden veya Adlî Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyon tarafından adlî sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde “affa uğramış olsalar bile” ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’nun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun’un 10. maddesine istinaden, istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun’un 12. maddesinde sayılan şartlar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, bu bağlamda; adı geçenin silmeye konu suçunun Anayasanın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması sebebiyle bahse konu kaydın mevzuat gereği adlî sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı ve arşiv kaydının da silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
./..
-2-
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Sayı : KYB – 2011/366325
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicilden silinmesi ve arşiv kaydından çıkartılması 5352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinde düzenlenmiş, buna göre suç tarihi itibarıyla, yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanların silinmesi mümkün olup, Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Aynı maddenin 2.fıkrasında arşive alınan kayıtlar yönünden, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarihin esas alınacağı, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen süreler dolmuş veya ertelenmiş hükmün esasen vaki olmamış sayılması koşulları oluşmuş ise adlî sicil bilgilerinin arşivden silinmesine karar verilebilecektir. Ancak Anayasa’nın 76. maddesinde veya bazı özel yasalarda sayılan suç ve mahkûmiyetlerin adlî sicil arşivinden silinemeyecekleri kabul edilmiştir. Hırsızlık suçunun Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle bu suça ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicil arşivinden silinmesine yasal olanak bulunmayıp, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ULUKIŞLA) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 04.06.2010 gün, 2010/222 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.