YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3649
KARAR NO : 2012/2457
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522/1, 523/1, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 960,00 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Köprübaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2005 tarihli ve 2005/29 esas, 2005/62 sayılı kararını müteakip, hükümlünün sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine, adli sicil kaydının Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü kayıtlarından çıkarılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 03/12/2010 tarihli ve 2010/17 değişik iş sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/10/2011 gün ve 52613 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/01/2012 gün ve 366371 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alman kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün, 10.02.2011 tarihli yazısından, hükümlünün adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetinin, arşiv kaydına alındığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicilden silinmesi ve arşiv kaydından çıkartılması 5352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinde düzenlenmiş, buna göre suç tarihi itibarıyla, yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanların silinmesi mümkün olup, Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Aynı maddenin 2.fıkrasında arşive alınan kayıtlar yönünden, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarihin esas alınacağı, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen süreler dolmuş veya ertelenmiş hükmün esasen vaki olmamış sayılması koşulları oluşmuş ise adlî sicil bilgilerinin arşivden silinmesine karar verilebilecektir. Ancak Anayasa’nın 76. maddesinde veya bazı özel yasalarda sayılan suç ve mahkûmiyetlerin adlî sicil arşivinden silinemeyecekleri kabul edilmiştir. Hırsızlık suçunun Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle bu suça ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicil arşivinden silinmesine yasal olanak bulunmayıp, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KÖPRÜBAŞI) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 03.12.2010 gün, 2010/17 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.