YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4717
KARAR NO : 2012/3180
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Şişli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/06/2011 tarihli ve 2006/551 esas, 2011/837 sayılı kararına karsı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın, şikâyetçilerin maddi ve manevî zararlarının giderilip giderilmediği konusunda mahkemece araştırma yapılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin İSTANBUL 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/09/2011 tarihli ve 2011/177 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19.10.2011 gün ve 2011/13104/53812 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2012 gün ve 2011374197 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/02/2009 tarihli ve 2008/18656 esas, 2009/2877 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesinde öngörülen zararın giderilmesi şartının, maddî ve ekonomik kayba yol açan suçlarda, zararın belirlenmesinde belli bir yargılama ve hakim takdirine ihtiyaç duyulmayan, uzman bir bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen hallere ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının içinde değerlendirilebileceği, hakaret, tehdit veya dosyamızdaki kişilerin huzur ve sükununu bozma gibi suçların yol açtığı üzüntü ve tedirgin olma-korkma sebebiyle uğranılan manevi zararın, ancak bir yargılama ve takdir sonucunda belirlenebileceğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlan içinde değerlendirilmeye tabi tutulamayacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şişli 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 28.06.2011 gün, 2006/551, 2011/837 sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin beraat kararı verilmesi, lmadığı takdirde cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğine ilişkin itirazı üzerine, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesince, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasının, zararın giderilmesi koşuluna bağlı bulunduğu, yakınanların manevi zararlarının giderilip giderilmediğinin araştırılmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, uğranılan zarardan kastedilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Nitekim, manevi zarar belirlenebilir bir zarar olmadığından bu kapsamda kabul edilmesi olanaklı olmayıp, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır.
Manevi zararın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşulları dışında tutulması karşısında, maddi zarar doğurmaya da elverişli bulunmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları değerlendirilirken, zararın giderilmesi koşulu aranmayacağından, itiraz merciince bu gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (İSTANBUL) 37. Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 09.09.2011 gün ve 2011/177 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.