YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5432
KARAR NO : 2012/4949
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
Sayı : KYB – 2012/14235
Hakaret suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 125/4, 29, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 1.300, 00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Pütürge Sulh Ceza Mahkemesinin 23/02/2011 tarihli ve 2010/301 esas, 2011/77 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/01/2012 gün ve 2011/17-16 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2012 gün ve 2012/14235 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
Sanığın hakaret olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi yerine anılan yasanın 86/2. maddesine göre temel cezanın belirlenmesinde,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa Sureli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar” başlıklı 50. maddesi 2 .fıkrasında yer alan “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmisse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.” şeklindeki düzenlemeye rağmen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi uyarınca verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesinde,
Sanık hakkında hakaret suçundan tayin edilen cezadan Özel tahrik hükmü olan 5237 sayılı Kanun’un 129/1. maddesi yerine genel tahrik hükmü olan 29. maddeye göre indirim yapılmasında,isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 1 ve 2 no’lu kanun yararına bozma istemleri nedeniyle yapılan incelemede;
Hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması halinde başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği, temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olup, hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır. Hakaret suçundan kurulan hükümde, uygulama maddesi TCK.’nın 86/2.maddesi olarak gösterilmiş ise de, hakaret suçundan hüküm kurulduğunun açıkça belirtilmesi nedeniyle hakaret suçunun yaptırıma bağlandığında tereddüt bulunmadığından sırf uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatasından ibaret olup, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilemeyecektir.
5237 Sayılı Yasanın 50. maddesinin 2. fıkrasında, suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu
cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme uyarınca, hapis ve adli para cezalarından biri, hakimin takdirine göre uygulanabilecek,
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
hakimin takdir yetkisini kullanarak hapis cezasını tercih etmesi halinde artık bu ceza, adli para cezasına çevrilemeyecektir. Hapis ve adli para cezalarının seçenek olarak öngörüldüğü durumlarda hakime tanınan takdir yetkisi, aynı yasanın 58. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenleme ile kısıtlanmıştır. Buna göre; tekerrür halinde, kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunacaktır.
Mükerrir sanık hakkında, seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması zorunluluğu ve hakimin tercih hakkının bulunmaması, uygulama maddesinin, yasada hapis cezası öngören diğer hükümlerden farklı değerlendirilmesini gerektiren durumun ortadan kalktığı sonucunu doğurduğundan, yasal koşulların varlığı halinde hükmolunan hapis cezası seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilecektir. İnceleme konusu hükümde, sanığın mükerrir olması nedeniyle, TCK.’nın 58/3.maddesi uyarınca hapis cezasına hükmolunduğu açıkça belirtilip, hükmolunan hapis cezasının, aynı yasanın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine ilişkin takdirde yasaya aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, (PÜTÜRGE) Sulh Ceza Mahkemesinin 23.02.2011 gün ve 2010/301, 2011/77 sayılı kararına yönelik,1 ve 2 no’lu kanun yararına bozma istemlerinin REDDİNE,
2- 3 no’lu kanun yararına bozma istemine gelince;
Hakaret suçundan kurulan hükümde, haksız tahrik nedeniyle, özel tahrik hükmü olan, TCK.’nın 129.maddesinin 1.fıkrası yerine, aynı yasanın 29. maddesi uyarınca uygulama yapılması nedeniyle (3) no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (PÜTÜRGE) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 23.02.2011 gün ve 2010/301, 2011/77 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanık hakkında, TCK.’nın 125/1-4.maddesi uyarınca hükmolunan 3 ay 15 gün hapis cezasında, aynı yasanın 29.maddesi uyarınca tahrik nedeniyle yapılan indirim oranı gözetilerek, TCK’nın 129/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle sanığın 1 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62/1.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim ile hapis cezasının 29 güne indirilmesine, TCK.’nın 50/1-a maddesi uyarınca, mahkemenin takdirine göre bir gün karşılığı 20,00TL.’den hesaplanarak 580,00 TL. adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi