YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6038
KARAR NO : 2012/7785
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan sanıklar …, … ve …’ın 5237 sayılı Kanun’un 228/1. maddesi gereğince 2’ser ay hapis ve 40’ar yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair MALATYA 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/12/2005 tarihli ve 2003/140 esas, 2005/1066 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.11.2011 gün ve 2011/14010/56893 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2012 gün ve 2011/379500 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Sanıkların kumar oynatmak şeklinde belirlenen eylemleri sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 228/1 .maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, suç tarihinin 03/12/2002 olması karsısında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ve 5237 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin bir bütün olarak olaya uygulanması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiği, somut olayda 765 saydı Kanun hükümlerinin sanıklar lehine olduğu, bu nedenle anılan Kanun hükümleri uyarınca hafif hapis ve hafif para cezasına hükmedilmesi gerektiği, ancak 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. Maddesinin başlığı 53449 sayılı Kanun’la ” Hafif hapis ve hafif para cezalarının idarî para cezasına dönüştürülmesi” olarak değiştirilerek aynı maddenin 1. fıkrasında ” Kanunlarda hafif hapis ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idarî para cezasına dönüştürülmüştür.” düzenlemesine yer verildiği anlatılmakla, mahkemesince sanıkların lehine olarak tespit edilmesi gereken hafif hapis ve hafif para cezasının, 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi I. fıkrası uyarınca idarî para cezasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Suç tarihi ile karar tarihi arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/5 ve 104 maddeleri uyarınca dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeksizin mahkumiyete karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
2797 sayılı Yargıtay Kanununun, 6110 sayılı Kanunun 8.maddesi ile değişik 14.maddesi ve 01.07.2011 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 gün ve 2011/1 sayılı kararı uyarınca, Malatya 1.Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.02.2003 gün, 2002/1024, 2003/78 sayılı görevsizlik kararındaki sevk ve anlatıma göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek 15.Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.