YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/69
KARAR NO : 2013/26251
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanların, olayın gerçekleştiği saatin geceleyin saat 23.00 sıraları olduğunu beyan etmeleri ve Uyap kayıtlarına göre, suç tarihinde güneşin batış saatinin 20.33 olduğu ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun 5237 sayılı TCK.nun 6/e maddesinde tanımlanan gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 116/4. maddesi yerine aynı Kanunun 116/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen konut dokunulmazlığını ihlal ve tehdit suçlarından doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın suçun işlenmesi ile katılanın uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureti ile tamamen gidermediğinden, katılana verdiği zararı aylık taksitler halinde ödemesi de mahkememizce uygun görülmediğinden bu konuda gerekli koşulların oluşmadığı kanaatine mahkememizce varılmakla” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğinin açıklanması,
2-5237 sayılı TCK.nun 51/7. maddesi uyarınca ertelenen cezanın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12/11/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.