YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6959
KARAR NO : 2013/30211
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- O yer Cumhuriyet savcısının sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık … ve O Yer Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.01.2013 tarih ve 2012/6-1431 esas ve 2013/18 karar sayılı kararı ile 2012/13-1444 esas ve 2013/305 karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca hükümde tekerrrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu nedenle mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen tekerrüre esas alınan ilam kararda gösterilmemiş ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunduğundan tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verileceği gözetilmeden sanık hakkında TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
./..
-2-
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Bozmayı gerektirmiş sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca hüküm fıkrasından TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … ve O yer Cumhuriyet savcısının hakaret ve kasten yaralama suçlarından sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir. Somut olayda sanığa yüklenen suçlar kasten yaralama ve hakaret suçları olup, kasten yaralama ve hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 86/2 ve 125/1. maddelerinde hapis ve adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü bu nedenle kasten yaralama ve hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
../…
-3-
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ve esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret ve kasten yaralama suçlarından doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği, sanığın adli sicil kaydında bulunan ilamların silinme koşullarının oluştuğu yine dosya içerisinde bulunan sanığın adının ve soyadının yazıldığı adli sicil kayıtlarının ise doğum tarihi ve doğum yeri farklı olduğundan sanığa ait olmadığı gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması ve bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığından” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Adli sicil kaydında bulunan ilamların silinme koşulları oluşan ve 5237 sayılı TCK.nun 51/1-a bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen sanık hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken, aynı Kanunun 51/1-b bendinde belirtilen “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanığın bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 51. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- 5271 sayılı CMK.nun 326/2 maddesi gereğince her bir sanığın, sebep olduğu yargılama giderinden sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, hangi sanıktan alınacağı belli olmayacak şekilde “Yargılama gideri olan 6 davetiye gideri olan 27,00 TL tebligat masrafının sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına” şeklinde karar verilmesi,
…/….
-4-
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
5- 5237 sayılı TCK.nun 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verileceği gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.