YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8937
KARAR NO : 2013/28679
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A)Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
B)Hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince:
Katılan ve tanık Kamil’in anlatımlarından olayın acil serviste gerçekleştiği anlaşılmakla, hakaret suçundan yapılan uygulamada TCK’nun 125/4. maddesinin tatbikinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
2-Hükümden önce 08/02/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; sanık hakkında hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda müştekinin bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosyaya yansıyan bir zararın da bulunmadığı, adli sicil kaydına göre sabıkasının silinme koşullarının oluştuğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “müştekinin maddi ve manevi zararı karşılanmadığından” biçiminde yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.