YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8947
KARAR NO : 2013/29343
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığının ihlali, Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Mala zarar verme suçuna yönelik temyiz incelemesinde,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b) TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca, cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresinin belirleneceği ve bu sürenin alt sınırının mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden; sanığın 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, denetim süresinin ceza süresi kadar belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca ceza süresi kadar denetim süresi belirlenmesine ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkartılarak, sanığın TCK’nın 51/3. maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Konut dokunulmazlığının ihlali ve yaralama suçlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca, yaralama suçunda, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağının ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunda ise, hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmadığı, bu nedenle 53. maddesinin 3. fıkrasına göre, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı kanun maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
b) TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca, yaralama suçundan cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresinin belirleneceği ve bu sürenin alt sınırının mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden; sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, denetim süresinin ceza süresi kadar belirlenmesi,
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas – 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın maddi tazminat talebi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı konut dokunulmazlığının ihlali ve yaralama suçlarından doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi, “sanığın katılanın uğradığı zararı gidermediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.