Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/9818 E. 2012/43554 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9818
KARAR NO : 2012/43554
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

Tebliğname No : 6 – 2009/253723
MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/05/2009
NUMARASI : 2008/611 (E) ve 2009/332 (K)
SUÇ : Hırsızlık- İşyeri dokunulmazlığını bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Oluş ve dosya içeriğine göre sanığın, hakkında ayrı soruşturma yürütülen M.. T.. D.. ile birlikte yakınana ait işyerinden hırsızlık eylemini gerçekleştirdikten sonra çaldıkları mallar ile birlikte Ç.. C.. Sokak kavşağına geldikleri sırada ,burada kolluk ekiplerinin kendilerinden şüphelenerek durdurdukları ve üzerlerinde bulunan hırsızlık malları konusunda sanıkların suçlarını itiraf ederek suça konu malları çaldıkları adresi kolluk kuvvetlerine göstererek (yakınanların suça yönelik henüz bir başvuruları olmadan) etkin pişmanlık ile olayın ortaya çıkmasını ve çalınan malların yakınana soruşturmada iadesini sağladıkları halde 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinin uygulanması zorunluluğunun gözetilmemesi ,
2- Hırsızlık suçu ile birlikte işlenen işyeri dokunulmazlığını bozmak suçları yönünden (5918 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5271 sayılı CMK.nun 253/3 maddesinde yapılan değişiklikten önce) usulüne uygun şekilde uzlaşma yöntemi uygulanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3- İşyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlenmiş olması karşısında 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş sanık M.. Y.. müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 11/10/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Hırsızlık suçu TCK’nun Özel hükümleri düzenleyen 2. Kitabın kişilere karşı suçları düzenleyen İkinci kısmın Malvarlığına Karşı Suçları düzenleyen Onuncu Bölümünde düzenlenmiştir. Onuncu Bölümde düzenlenen suçlarla kişilerin malvarlıklarına karşı hukuka aykırı eylemler yaptırıma bağlanarak mülkiyet ve onun yansıması olarak diğer haklar güvence altına alınmıştır. Hırsızlık suçu da bu suçlardan olup cezaların caydırıcılık fonksiyonu da gözönüne alındığında kişilerin malvarlıklarını korumaya yöneliktir. Yasa koyucu hırsızlık suçu yönünden suçun tamamlanmasından sonra mağdurun zararını telafi ederek bozulan kamu düzeninin bir miktar da olsa düzeltebilmek amacıyla etkin pişmanlık başlığı altında TCK’nun 168. maddesindeki düzenlemeleri getirmiştir. Yasa metni gerekçesi birlikte ele alındığında, tamamlanmış hırsızlık suçu ile malvarlığı haksız olarak azalan mağdurun zararının sanık tarafından, soruşturma yada kovuşturma evresinde etkin bir pişmanlık gösterilerek tamamen yada muvafakat koşullu kısmi iade/tazmin edilmesi hallerinde cezadan indirimi öngördüğü görülmektedir. Suç işlenecek, sanık suçtan pişman olacak bu pişmanlığını malın iadesine yönelik beyan ve davranışlarıyla etkin bir biçimde ortaya koyacaktır.
Temyize konu somut olaya bakıldığında; Sanıkların olay günü saat 06.00 sıralarında seyir halindeki kolluk tarafından iki şahsın kavşakta ayrılarak farklı yönlere doğru gittikleri, şahıslardan birinin elinde beyaz renkli poşet olduğu halde park halindeki kamyonun arkasına doğru gittiği, şahısların kollukça bilinen kişiler olduğu, şüphelenilerek şahısların yanlarına gidildiği poşet içerisinde suça konu malların hırsızlık malı olabilceğinin değerlendirildiği,, sözlü mülakatta eşyaların çalındığı yerin sanıklarca açıklandığı anlaşılmaktadır. Polis aracını gören sanıkların yakalanmamak için ayrılmaları, birisinin karanlıkta fark edilmeyi önlemek için park halindeki kamyonun arkasına saklanmaya çalışması, ele geçen birbiriyle ilgisiz eşyaların olması karşısında kollukça suç işlendiği kanısı uyanmış suç araştırması işlemine geçilmiştir. Kollukça sanıklar yakalanmıştır. Suç tamamlanmıştır. Suç konusu eşyalar eldedir. Sanıkların açıklamaları sadece mağdurun belirlenmesine yönelik olup elde olmayan eşyanın mağdura iadesini değil, mağdurun tesbiti konusunda polise yardımcı olup elde olmayan eşyanın mağdura iadesini değil, mağdurun tesbiti konusunda polise yardımcı olmaktan ibarettir. Zaten polis bilgisayar üzerinde basit bir bilgisayar üzerinde basit bir teknik araştırma ile mağduru zaten tesbit edebilecektir. Yukarıda anlatılan yasadaki düzenleme, yasanın gerekçesi korunan hukuki yarar gözönüne alındığında, Mahkemenin buna ilişkin kararının yerinde olduğu, sanıklar lehine TCK’nun168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı kanaatında olduğumdan sayın çoğunluğun buna ilişkin (1) nolu bozma düşüncesine katılmıyorum.