Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/10102 E. 2013/16591 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10102
KARAR NO : 2013/16591
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mühür bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının inclenmesinde;
Mahkemece elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından verilen 15/12/2010 tarih ve 2009/444 Esas – 2010/1208 Karar sayılı beraat kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği, iade kararının yalnızca elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan hüküm hukuken geçersiz olup, mühür bozma suçundan verilen 15/12/2010 tarih ve 2009/444 Esas – 2010/1208 Karar sayılı beraat kararına karşı katılan vekili tarafından süresinde yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan 29/11/2012 tarihli hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığa bu konuda tebligat yapıldığı halde, yasada öngörülen 6 aylık süre beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 19/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.