YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10142
KARAR NO : 2014/1727
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihla etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşma açılarak ve oluşan yeni durum karşısında, yargılamaya devam olunduğundan sanık ile varsa katılan haberdar edilip, hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ya da denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yasal ve geçerli bir mazereti bulunmadığı halde yerine getirmediğinin yapılan duruşma sonunda tespiti halinde, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrası gereğince hüküm ilk şekliyle açıklanır. Bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki koşuldan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CMK’nın 231. maddesine eklenen 7. fıkra gereğince uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere, önceki hükümde bir değişiklik yapılamayacaktır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar ise temyiz ya da kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilebilecektir. Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve hükmün açıklanması amacıyla yapılan duruşma sonucunda denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri elinde olmayan nedenlerden dolayı yerine getiremediği tespit edilen sanık bakımından ise, yerine getirememe nedeni başta olmak üzere durumu değerlendirilip, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir. Ancak hiçbir durumda mahkemece, sübut ve nitelendirmeye ilişkin önceki uygulamadan farklı bir uygulama yapılması olanaklı değildir.
Yapılan açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde,denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrasının 2. cümlesindeki hükme aykırı olarak, yasal bir zorunluluk da bulunmadığı halde, önceki hükümde uygulanmayan TCK.nun 168/2. maddesinin açıklanan hükümde uygulanması suretiyle eksik ceza belirlenmesi,ayrıca sanığın, elde ettiği haksız menfaati iade etmemesi karşısında, sattıktan sonra tasarrufundan çıkan bilgisayarları sattığı yeri göstermekten ibaret eyleminde rızai iadeden söz etmek olanaklı bulunmadığından, koşulları bulunmadığı halde TCK.nun 168/2. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza belirlenmesi; sanığın, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunu, birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin anlaşılmasına karşın, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi (ONANMASINA), 27/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.