YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11030
KARAR NO : 2013/19378
KARAR TARİHİ : 11.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Düşme, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 09.10.2012 tarihli mahkumiyet hükmünün, katılan vekilince temyizi üzerine incelenmesinde;
20.09.2011 tarihli karar ile sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmü yalnız sanığın temyiz ettiği ve sanığın temyizi üzerine, Yargıtay’a gönderilen dava dosyasının, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasına göre işlem yapılması” için 18.07.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca mahkemesine iade edildiği ve mahkemece de iade üzerine duruşma açılarak elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından yeniden hüküm kurulmuş ise de, 6352 sayılı yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2012 günlü iade kararının sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan 09.10.2012 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; konusu olmayan temyiz itirazlarının 1412 sayılı CMUK’nun kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın düşürülmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 20.09.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde:
6352 sayılı yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2012 günlü iade kararının sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan hüküm hukuken geçersiz olup, sanık hakkında mühür bozma suçundan 20.09.2011 tarihinde verilen karara yönelik temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, mühür bozma suçunun da zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın suç tarihi itibariyle yasal engel teşkil edecek sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “kurumun zararının giderilmemesi” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 11/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.