YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12069
KARAR NO : 2013/12141
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
Ağıldan hayvan hırsızlığı ve lüzumuna göre açıkta bırakılmış mahsul ve zirai alet hırsızlığı suçlarından sanıklar … ve …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/5, son (iki kez), 492/8-son iki kez), 522 (dört kez), 523 (dört kez) ve 71. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 21 ay 10 gün hapis, 1 yıl 17 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair MUSTAFAKEMALPAŞA Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2003 tarihli ve 2001/580 esas, 2003/137 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Kanun’un sanıklar lehine düzenleme getirmediğinden bahisle önceki hükmün aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 10/08/2006 tarihli ve 2006/140 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/03/2013 gün ve 4345/17682 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/04/2013 gün ve 101684 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkânı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2003 gün ve 2001/580, 2003/137 sayılı kararının, hükümlü … hakkında temyiz edilmeden kesinleşen, hükümlüler … ve … hakkında Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 19.01.2004 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşen hükümleri yönünden, yerel mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinde inceleme ile verilen 10.08.2006 gün ve 2006/140 D.İş sayılı uyarlama kararının, hükümlü … Kılıç yönünden Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 20.09.2010 gün ve 2009/7111, 2010/14014 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK.’nun 309/4-b maddesi uyarınca kanun yararına bozulduğu belirlenmiş olup, mahkemece yeniden yapılacak olan uyarlama yargılaması sırasında sanıkların hukuki durumlarının birlikte değerlendirilmesi mümkün bulunmakla, hükümlüler … ve … yönünden yapılan incelemede;
01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, 5237 sayılı TCK.’nun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9.maddeleri uyarınca ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı, 11.07.2006 gün ve 182/182 sayılı kararlarında açıklandığı üzere önceki yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın ilgili tüm hükümlerinin uygulanması ve sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesini gerektiren uyarlama yargılamasının, cezanın kişiselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve her iki yasada suç unsurlarıyla ilgili değişikliklerin tartışılması yönünden duruşma açılarak yapılması gerekirken, yazılı şekilde dosya üzerinde inceleme ile karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (MUSTAFAKEMALPAŞA) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.08.2006 gün ve 2006/140 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin, yerel mahkemece yerine getirilmesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.