YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14238
KARAR NO : 2013/18797
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6352 sayılı Yasanın 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/07/2012 tarihli iade kararı sadece karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu geçerli olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan 05/11/2012 tarihli hüküm hukuken geçersiz olup, katılan vekilinin mühür bozma suçundan 13/10/2009 tarihinde verilen karara yönelik temyizi ile karşılıksız yararlanma suçundan 05/11/2012 tarihinde verilen hükmün temyiz incelemesinde;
1- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2. maddesi uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Kaçak elektrik tespit tutanağından bir gün önce 26/12/2007 tarihinde 2823 seri numaralı tutanakla sayacın mühürlendiği, kurumun 12/10/2009 tarihli yazısında ise mühürleme evrakına rastlanmadığının bildirilmesi karşısında kurumdan tekrar sorulup tutanak tanıkları yeniden dinlenilmek suretiyle çelişki giderildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 08/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.