YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14459
KARAR NO : 2014/1853
KARAR TARİHİ : 28.01.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yaralama, Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yasa yolu başvurusunun incelenmesinde,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanunun 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2- Yaralama suçuna yönelik temyiz incelemesinde,
Mahkemenin kabul, gerekçe ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede açıklanan eksik soruşturma ile karar verildiğine yönelik bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas- 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılan maddi zarara uğradığına ilişkin beyan, bilgi ve belge bulunmadığı gibi maddi tazminat talebinin olmadığı gözetilerek, sabıkasız olan sanık hakkında, CMK’nın 231.maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri
ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.