Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/14950 E. 2014/1767 K. 27.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14950
KARAR NO : 2014/1767
KARAR TARİHİ : 27.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre;14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’ a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sadece sanıkların kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanıkların itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA,ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına,karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak
1-TCK’nın 142/2-g maddesinin “ barınak yerlerinde,sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçükbaş hayvan hırsızlığı “ suçunu düzenlediği,yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ve krokisine göre suça konu yerin besi çiftliği olduğu,besi çiftliği içerisinde mesken olarak kullanılan binanın olduğu,besi çiftliğinin binanın eklentisi niteliğinde olduğunun belirlendiği ve sanıkların yakınanın evinin avlu kısmında bulunan ahır içerisinden 8 adet büyükbaş hayvanı çaldıklarının tespit edilmesi karşısında,bir yerin barınak sayılabilmesi için burasının sırf hayvanlara mahsus olması ve bina ve eklentisi ile irtibatının bulunmaması gerektiği hususu da göz önüne alınarak sanıkların atılı hırsızlık suçu nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi kapsamında cezalandırılması gerekirken yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle uygulama yeri bulunmayan aynı yasanın 142/2-g maddesinin uygulanması suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi,
2-TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sadece sanıkların kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA,27.01.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy Karşı Oy

KARŞI OY:

TCK’nın 142. Maddesinin 2. Fıkranın (g) bendine göre; hırsızlık suçunun barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçükbaş hayvan hakkında işlenmesi, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren daha özel ve nitelikli unsur olarak tanımlanmıştır.
765 sayılı eski TCK’nın 491/5. bendi mandıra, ağıl gibi hayvanata mahsus yerlerde bulunan yahut lüzumuna göre açık yerlerde veya kırlarda bırakılan hayvanlar hakkında işlenen hırsızlık suçunu düzenlerken aynı TCK’nın 492/9. bendi, konutun eklentisinden yapılan hayvan hırsızlığını düzenlemiş ve daha nitelikli hâl kabul etmiştir.
Kanun koyucu 5237 sayılı yeni TCK’nın 142/2. fıkrasının (g) bendi ile böyle bir ayrıma gitmeden, tüm büyük ve küçükbaş hayvan hırsızlıklarını tek bir bent içerisinde toplamıştır.
Yeni TCK da önceki tanımlarda yer verilen “Mandıra, ağıl ve konutun eklentisi” gibi kavramlardan vazgeçilmiş; uygulamada kolaylık sağlanması amacıyla bu üç yapıyı (bina) kapsayacak şekilde “Barınak” kavramına yer verilmiştir.
Türk Dil Kurumu sözlüğü ve benzer sözlüklerde barınak; “barınılacak, sığınılacak, içinde yaşanacak yer ” olarak tanımlanmıştır. Barınak kimi zaman yaşanılacak büyük bir konut olabileceği gibi kimi zamanda sığınacak küçük bir kulübe de olabilir. Aynı şekilde hayvan barınağı da; etrafı basit bir tel örgü ile çevrili korunak olabileceği gibi etrafı çit ya da duvarla çevrili bir ağılda pekâlâ olabilir.
Dosyada var olan olay yeri tespit tutanağına göre suça konu çifliğin yerin çok büyük bir alanı kapladığı ebatlarının 2500×850 metre olduğu içinde petrol tesisi ,ağaçlık bölge, besihane, hayvan barınağı, ev gibi yapıların olduğu ve yine suç tutanağına göre söz konusu çiflikte 1200 adet büyük baş hayvan olduğu söz konusu kombine çifliğin Etciler A.Ş. ait İzmir – Ankara yolu kıyısında kombine bir tesis olduğu anlaşılmaktadır.
Suça konu asıl yapının besihane ve hayvan barınaklarının olduğu kombine yapıların yanında 1200 büyük baş hayvanın bakım ve korunması için bekçi , bakıcı v.b çiflik personelin sürekli veya geçici kalacakları ev , Wc gibi tali yapıların olması işin doğası gereğidir.
Sanıkların eylemi 5237 Sayılı TCK 142/2-g maddesi kapsamındadır.
Açıklanan nedenlerden dolayı yerel mahkemenin uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğundan bu yönden hükmün onanmasına karar verilmesi gerekir görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.