YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15366
KARAR NO : 2014/15745
KARAR TARİHİ : 04.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hüküm fıkrasında karara karşı kanun yollarına başvuru süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterildiğinden, kanun yollarına başvuru süresinin başlangıcı ile ilgili olarak sanığın yanıltılması söz konusu olmadığından, tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
09.02.2012 tarihinde sanık …’ın yüzüne karar verildiği, sanığın süresinden sonra 16.04.2012 tarihinde, sanık müdafiinin ise 28.06.2012 tarihinde hükmü temyiz ettiklerinin anlaşılması karşısında, 1412 Sayılı CMUK’nın 310.maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra temyiz yoluna başvuran sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 317.maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Kolluk araştırması sonucunda Songül Kandil isimli kişinin Avukat …’a ait işyerinde çalışmadığının tespit edilmesi nedeniyle, 11.04.2012 tarihinde avukatın işyerinde daimi çalıştığından bahisle …isimli kişiye yapılan tebligat işlemi geçersiz olup, Avukat …’ın 28.06.2012 tarihli temyiz isteminin (… yönünden) süresinde olduğunun belirlenmesiyle yapılan incelemede,
02.06.2010 ve 18.06.2010 tarihli tutanaklara göre mağdur, sanıkları kesin olarak teşhis ettiğinden tebliğnamedeki bu konuyla ilgili bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)03.09.2010 tarihli tutanakta kovuşturma evresinde sanık …’ın eşi tarafından mağdurun zararının tamamen giderildiğinin belirtilmiş olması nedeniyle sanık … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/2.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-)…Ağır Ceza Mahkemesinin 2005 / 28 E., 2006 / 58 K. sayılı 10.03.2006 tarihli ilamının 18.02.2007 tarihinde infaz edildiği, 5237 Sayılı TCK’nın 58/2-b. maddesi uyarınca beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanamayacağı, anılan ilamdan dolayı sanığın mükerrir olmadığı gözetilerek, adli sicil kaydında yer alan diğer ilamların infaz tarihleri araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.