Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/15501 E. 2013/13870 K. 29.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15501
KARAR NO : 2013/13870
KARAR TARİHİ : 29.05.2013

Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair-(TAŞLIÇAY) Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2009 tarihli ve 2008/49 esas, 2009/24 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/04/2013 gün ve 2013/5283/22216 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2013 gün ve 2013/131881 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Kayden 10/10/1991 doğumlu olup, suçun işlendiği 31/07/2007 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanığın yargılaması sırasında, “Sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır” şeklindeki 5237 sayılı Kanun’un 185/1 maddesi karşısında yargılamanın gizli yerine açık yapılması suretiyle karar verilmesinde,
2-Suçun işlendiği 31/07/2007 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” şeklindeki 53/4. maddesi karşısında sanık hakkında aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
4-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun geçici 1. maddesindeki “Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır.” düzenlemesi ile aynı Kanun’un 25. maddesindeki “Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.” hükümlerine aykırı olarak Cumhuriyet savcısının katılımı ile duruşma yapılıp mütalaası alınmak suretiyle genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden
5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde Görüldüğünden (TAŞLIÇAY) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.02.2009 gün ve 2008/49, 2009/24 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b)bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.