Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/15670 E. 2014/4122 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15670
KARAR NO : 2014/4122
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığın, katılana ait park halindeki aracı, kapı ve bagaj kilidini kırarak düz kontak yapmak suretiyle bulunduğu yerden almak biçimindeki eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesi yerine, aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması, sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Tekerrüre esas alınan Çorlu 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2010 gün ve 2009/501 Esas -2010/290 Karar sayılı ilamının 18 yaşından küçükken işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58/5.maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının ve sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ile cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasanın 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasının “E” bendinden ”Sanığın Çorlu 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/501 esas ve 2010/290 karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılıp cezanın TCK.nın 51. maddesi uyarınca ertelendiği, kararın 07.01.2010 tarihinde kesinleştiği ve sanığın mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK.nın 58/1-6. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin kısmın ve 5237 sayılı TCY.nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı ceza gereği 5237 sayılı TCY.nın 53/1,a-b-c-d-e bentlerindeki haklardan infaz tamamlanıncaya kadar, aynı Yasanın 53/1-c maddesinde belirtilen “kendi altsoyu” üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın, katılana ait aracı düz kontak yaparak çaldıktan sonra direksiyon kilidi panelleri, kapı ve bagaj kilitleri, tampon ve ön kapısına zarar vermesi biçimindeki eyleminde mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı olması nedeniyle, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1-Tekerrüre esas alınan Çorlu 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2010 gün ve 2009/501 Esas -2010/290 Karar sayılı ilamının 18 yaşından küçükken işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58/5.maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının ve sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ile cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, ancak “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.