Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/15993 E. 2013/15800 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15993
KARAR NO : 2013/15800
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

Hırsızlık suçundan sanık …’nun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491-ilk-son, 62, 522/1 ve 71.maddeleri gereğince 10 ay 20 gün hapis, aynı suçtan diğer sanık …’nun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk-son, 62, 81/2 ve 71.maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay 10 gün hapis, aynı suçtan diğer sanık …’ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 522 ve 71.maddeleri gereğince 21 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 13.11.2001 tarihli ve 2001/29 esas, 2001/47 sayılı kararının kesinleşmesine müteakip, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürlmesine dair (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2010 tarihli ve 2008/23 esas, 2010/10 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08.06.2012 gün ve 2012/10146/34393 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2012 gün ve 2012/168052 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararının kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun uyarınca, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
… Sulh Ceza Mahkemesinin, 13.11.2001 gün ve 2001/29-47 sayılı mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra, 5237 sayılı TCK.’nun yürürlüğe girmesi üzerine yapılan uyarlama yargılamasında, kesin hükümle sonuçlanmış davalarda, sonradan yürürlüğe giren kanunla ilgili olarak lehe hükmün
belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından, dava zamanaşımına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını öngören 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak, sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 22.01.2010 gün ve 2008/23, 2010/10 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, uyarlama yargılaması sonucu verilen kararlar yönünden kazanılmış hakkın söz konusu olmayacağı dikkate alınarak, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.