YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17034
KARAR NO : 2014/16398
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/6-1142 E., 2013/17 K. sayılı ve 22.01.2013 tarihli kararında da belirtildiği gibi konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, anılan suç uzlaşma hükümleri kapsamından çıkmış olacağından, tarafların uzlaştırılması girişiminde bulunulmadan hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-) Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçu ile ilgili olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müştereken ve müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin bölümünden “yargılama giderinin mahkum olan sanıklardan müştereken ve müteselsilen alınmasına” cümlesinin çıkartılarak yerine “mahkum olan sanıkların sebebiyet verdikleri
yargılama giderlerinin kendilerinden ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-) Suça sürüklenen çocuk … (Gezmiş) hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-) Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kayıtlarında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediğinin anlaşılması karşısında; aynı yasanın 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve suçları işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan belirlenen kısa süreli hapis cezalarının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
b-) Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçu ile ilgili olarak suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-) Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.