Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/17196 E. 2013/21025 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17196
KARAR NO : 2013/21025
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-)Sanık … hakkında mağdurlar …, … ve …’ya karşı işledikleri hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mağdurlar …, … ve …’ya yönelik eylemler bakımından kamu kurumu olan hastane binalarında veya ibadete ayrılmış bir yer olan camilerin içinde hırsızlık suçlarının işlendiğinin anlaşılması karşısında, bu suçlarla ilgili olarak sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a. maddesi yerine aynı Kanunun 142/1-b. maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, açıklanan nedenle de tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-)Sanıklar …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan kurulan hükümler ile sanıklar …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 Sayılı TCK’nın 220/5. maddesinin “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü uyarınca, hırsızlık suçunu işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticisi olduğu kabul edilen sanıklar …, … ve …’ın örgütün faaliyeti kapsamında işlenen diğer hırsızlık suçlarından dolayı da sorumlu olduklarının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-)Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçundan kurulan hüküm ile sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 Sayılı TCK’nın 220/5. maddesinin “örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır” hükmü uyarınca, hırsızlık suçunu işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticisi olduğu kabul edilen sanık …’in örgütün faaliyeti kapsamında işlenen diğer hırsızlık suçlarından dolayı da sorumlu olduğunun gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar …, … ve … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanıkların adli sicildeki kayıtları ile ilgili silinme koşullarının oluştuğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-a. maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Kanun’un 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı

zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararlar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda sanıklara yüklenen suçtan … herhangi bir maddi zararın bulunmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b). bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, “sanığın işlediği suçların niteliği, adedi nazara alınarak, şartları uygun görülmediğinden” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanıklar …, … ve … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile müdafiinin, sanık … müdafiinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
IV-)Sanık … hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hırsızlık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık …’in temyiz isteminin incelenmesinde;
Elektronik ortamda UYAP-MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğinde sanık …’ın hükümden sonra 17.04.2013 tarihinde öldüğüne ilişkin bilgiler bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık … ile ilgili diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA,
V-)Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,

…, …, …, …, …, …, …, …, …’a karşı işledikleri hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içerisinde sanık …’a ait temyiz dilekçesine rastlanılmamış ise de, Adana 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/107 esas, 2007/118 karar sayılı ve 15.03.2013 tarihli yazısından sanığın 08.03.2013 tarihinde İskenderun M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sunduğu dilekçe ile hükmü temyiz ettiği, ancak temyiz dilekçesinin başka bir mahkemeye gönderildiği anlaşıldığından, sanık …’ın süresi içinde hükmü temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanık …’nın mağdur …’a yönelik hırsızlık eylemiyle ilgili olarak, mağdurun kamu kurumu olan hastane binası içerisinde bulunan mescitteki askıya astığı kabanının cebinden hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesi yerine aynı Kanunun 142/1-b. maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 10.02.2012 tarihli duruşmada hazır bulunmasına rağmen sanık …’ın savunması alınmadan yargılama yapılıp mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 193/2.maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2-) Sanık …’in mağdur …’a yönelik hırsızlık eylemiyle ilgili olarak, mağdura ait kredi kartı ile … Bankası Demetevler Şubesi önündeki ATM’den para çekmeye çalışan kişinin sanık … olduğunun tespit edildiği, … Sıkıcının da 11.07.2011 tarihinde Cumhuriyet Savcısı önünde verdiği ifadesinde görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği anlaşılmakla; sanığın adı geçen mağdura yönelik hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin mahkumiyete yetecek nitelikte kanıtların neler olduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle sanık …’ın mahkumiyetine karar verilmesi, kabule göre de mağdur …’ın camiye gidip abdest aldığı sırada askıya bıraktığı elbisesinin cebindeki cüzdan çalındığına göre, hırsızlık suçunun işlendiği yerin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesi kapsamında bina veya binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığı ya da aynı Kanun’un 142/-a. maddesinde belirtilen ibadete ayrılmış yerlerden olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine ve mağdurun anlatımlarına uygun düşmeyecek şekilde 5237 sayılı TCK.nun 142/2-b. maddesiyle uygulama yapılması,

3-) Sanık …’in mağdur …’a yönelik hırsızlık eylemiyle ilgili olarak, … ATM cihazında bulunan kamera görüntülerine göre mağdura ait bankomat kartı ile işlem yapan kişinin … olduğunun tespit edildiği, soruşturma evresinde ifadesi alınan …’ın “mağdur …’ın cüzdanını kendisinin çaldığını, ATM kamerası tarafından tespit edilen görüntülerdeki kişinin de kendisi olduğunu” beyan ettiği, ancak … hakkında mağdur …’a yönelik eylemleri ile ilgili olarak dava açılmadığı, soruşturma sırasında sanık …’e mağdur …’ın cüzdanının çalınması olayı ile ilgili herhangi bir soru sorulmadığı, kovuşturma evresinde ise sanık …’in “iddianamedeki suçlamaları kabul ediyorum” şeklinde savunma yaptığı anlaşılmakla; …’ın soruşturma sırasındaki ifadeleri hatırlatılarak, kamera görüntüleri izletilip somut olay anlatıldıktan sonra sanık …’in yüklenen suçla ilgili sorgusunun yapılması, sonucuna göre sanık …’in hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, mağdur …’a yönelik hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin hangi kanıtların bulunduğu açıklanmadan, eksik sorgulamaya ve yetersiz gerekçeye dayanılarak sanık …’in mahkumiyetine karar verilmesi, kabule göre de mağdur …’ın camiye gidip abdest aldığı sırada askıya bıraktığı elbisesinin cebindeki cüzdan çalındığından, hırsızlık suçunun işlendiği yerin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesi kapsamında bina veya binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığı ya da aynı Kanun’un 142/-a. maddesinde belirtilen ibadete ayrılmış yerlerden olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine ve mağdur …’ın anlatımlarına uygun düşmeyecek şekilde hukuki niteleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
4-)
*Sanık …’nın mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …’na yönelik eylemleri;
*Sanık …’ın mağdur …’a yönelik eylemi;
*Sanık …’un mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …’a yönelik eylemleri;
*Sanık …’ın mağdurlar …, …, …, …’e yönelik eylemleri;

*Sanık …’un mağdur …’a yönelik eylemi,
*Sanık …’in mağdur …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’a yönelik eylemleri,
*Sanık …’in mağdur …’e yönelik eylemi,
*Sanık …’nın mağdurlar … ve …’a yönelik eylemleri,
*Sanık …’in mağdur … yönelik eylemi,
*Sanık …’ın mağdurlar …, …, …, …, …’na yönelik eylemleri,
*Sanık …’ın mağdur …’a yönelik eylemi ile ilgili olarak adı geçen mağdurların camiye gidip abdest aldıkları sırada askıya bıraktıkları elbiselerinin ceplerinden suça konu cüzdanlar, banka kartları veya kredi kartları alındığına göre, hırsızlık suçlarının işlendiği yerlerin 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesi kapsamında bina veya binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığı ya da aynı Kanun’un 142/-a. maddesinde belirtilen ibadete ayrılmış yerlerden olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’e karşı işlenen hırsızlık suçlarında sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın eylemlerinin 5237 Sayılı TCK’nın 142/2-b. maddesi kapsamında kaldığına ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu da açıklanmadan, eksik araştırmaya ve yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
5-)Sanıklar … ile …’in mağdur …’e karşı işledikleri hırsızlık suçu ile ilgili olarak, sanıkların ve mağdurun ifadelerinden suçun işleniş şekli anlaşılamadığından, üzerlerine atılı suçu işlediklerini kabul eden sanıklara “mağdur …’e ait banka ve kredi kartlarını nasıl ve nereden ele

geçirdikleri, mağdur camiye gittiğinde paltosunu çıkarıp astığını belirttiğine göre eylemlerini caminin içine girerek yapıp yapmadıkları” hususlarının sanıklardan sorulması, gerektiğinde bu konuda mağdur …’ün yeniden ifadesine başvurulması, suçun işleniş şeklinin açıklığa kavuşturulmasından sonra, ortaya çıkan sonuca göre hukuki nitelendirmenin yapılması gerekirken, eksik araştırmaya ve yetersiz gerekçeye dayanılarak mağdur …’e karşı işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde sanıklar … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 142/2-b. maddesinin uygulanması,
6-) Sanık …’ın mağdur …’a karşı işlediği hırsızlık suçu, sanık …’un mağdur …’ye karşı işlediği hırsızlık suçu, sanık …’in mağdur …’ye karşı işlediği hırsızlık suçu, sanık …’in mağdur …, … ve …’ye karşı işlediği hırsızlık suçları, sanıklar … ve …’un mağdur …’ya karşı işledikleri hırsızlık suçu, sanıklar … ve …’in mağdur …’e karşı işledikleri hırsızlık suçu, sanıklar … ve …’in mağdur …’e karşı işledikleri hırsızlık suçu, sanık …’in mağdur …’a karşı işlediği hırsızlık suçu, sanıklar … ve …’in mağdur …’e karşı işledikleri hırsızlık suçu ile ilgili olarak;
Mağdurlar …, …, …, …’ye yönelik hırsızlık suçlarının ibadete ayrılmış bir yer olan camilerin içinde, mağdurlar …, …, …, …, …, …, …’e yönelik hırsızlık suçlarının kamu kurumları olan belediye veya hastane binaları içinde işlenmiş olduklarının anlaşılması karşısında, adı geçen mağdurlara yönelik eylemleri bakımından sanıklar …, …, …, …, …, …, … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-a. maddesinin uygulanması gerekirken, somut olayda koşulları bulunmadığı halde TCK’nın 142/2-b. maddesi uygulanarak suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılgıya düşülmesi,
7-)Sanık …’nın mağdur …’un cüzdanını çalarak hırsızlık suçuna ilişkin eylemini tamamladığı gözetilmeden ve gerekçesi de belirtilmeden, sanık hakkında teşebbüs hükmünün uygulanması,
😎 Sanık …’un mağdur …’ye yönelik hırsızlık eylemi, sanıklar …, … ve …’ın mağdur …’a yönelik hırsızlık eylemi, sanık …’in mağdur …’e yönelik hırsızlık eylemi ile ilgili olarak; sanıkların, mağdurlardan

çaldıkları eşyaları iade ettiklerine ilişkin bir savunmada bulunmadıkları, esasen 5237 Sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanabilmesi için sanıkların bizzat pişmanlık göstererek mağdurların uğradıkları zararları aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermeleri gerektiği, kısmen geri verme veya tazmin halinde ise etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızasının aranacağı, anılan maddenin uygulanmasının mağdurların şikayetine bağlı olmadığı anlaşılmakla; duruşma sırasında “bir zararım yoktur, şikayetçi değilim” şeklinde beyanda bulunan mağdurlar …, … ve …’e bu ifadeleri açıklattırılarak, zararlarının sanıklar veya yakınları tarafından giderilip giderilmediği, giderilmişse ne zaman giderildiği sorulduktan sonra, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, zararın kovuşturma aşamasında giderildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu da belirtilmeden sanıklar …, …, … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/2.maddesinin uygulanması,
9-)Sanıklar … ve …’in mağdur …’a karşı işledikleri hırsızlık suçu ile sanıklar … ve …’in mağdur …’e karşı işledikleri hırsızlık suçu kapsamında kurulan hüküm ile ilgili olarak; mağdur …’ın 09.01.2012 tarihinde talimatla ifadesinin alındığı mahkemede zararının tazmin edilmediğini belirtmesine karşın, sanık … müdafiinin 10.02.2012 tarihli duruşmada “mağdurların zararlarının sanık …’nin ailesi tarafından karşılandığını” ileri sürmesi, yine mağdur …’in 16.01.2012 tarihli duruşmada zararının tazmin edilmediğini belirtmesine rağmen, mağdur vekilince mahkemeye sunulan 01.03.2012 havale tarihli dilekçede zararlarının soruşturma evresinde giderildiğinin bildirilmesi nedeniyle adı geçen mağdurların zararlarının giderilip giderilmediği, giderilmişse hangi aşamada giderildiği hususlarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesinden sonra sanıklar …, …, … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168.maddesinin birinci veya ikinci fıkralarının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayanılarak yazılı şekilde sanıklar …, … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/2.maddesinin uygulanması ve aynı mağdur’a (…’a) karşı sanık … ile birlikte suç işlediği kabul edilen sanık … hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

10-)Sanık … hakkında mağdur …’e karşı işlediği hırsızlık suçu ile ilgili olarak, mağdur …’in uğradığı zararın tamamen tazmin edilmediği, zararı kısmen tazmin edilen mağdurun, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da … göstermediğinin anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 168/4.maddesine aykırı olarak mağdur …’e karşı işlenen hırsızlık suçundan sanık … hakkında kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle sanığa eksik ceza verilmesi,
11-)Sanıklar … ve …’un mağdur …’e karşı, sanıklar … ve … …’in mağdur …’e karşı, sanıklar …, … ve …’ın mağdur …’a karşı işledikleri hırsızlık suçları kapsamında, adı geçen mağdurların mahkemeye sundukları dilekçelerde veya duruşmadaki beyanlarında zararlarının tamamının giderildiğini bildirmeleri, sanıklar … ve …’ın mağdur …’a karşı işledikleri hırsızlık suçu ile ilgili olarak dosyada bulunan dekont incelendiğinde mağdur …’ın zararının da tazmin edildiğinin anlaşılması karşısında; aynı mağdurlara karşı birlikte suç işleyen ve zararın giderilmesine karşı koymadıkları anlaşılan sanıklar …, …, …, … hakkında mağdurlar …, …, …, …’a karşı işledikleri hırsızlık suçları bakımından 5237 Sayılı TCK’nın 168/2.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
12-)Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a karşı işledikleri hırsızlık suçu, sanık …’in mağdur …’a karşı işlediği hırsızlık suçları ile ilgili olarak ise dosya içerisindeki dekontlardan ve mağdurların beyanlarından dava açılmadan önce zararlarının giderildiği anlaşılan mağdurlar … ve …’a karşı işledikleri hırsızlık suçları kapsamında sanıklar …, … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
13-)Sanık …’ın mağdur …’a yönelik hırsızlık eylemiyle ilgili olarak, mağdurun hükümden sonra 22.04.2013 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçede zararının giderildiğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında, adı geçen mağdura karşı işlenen hırsızlık suçu ile ilgili olarak sanık … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/2.maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,

14-)Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’a yönelik olarak işledikleri hırsızlık suçu ile ilgili olarak mağdur …’ın 16.01.2012 tarihli duruşmada zararının tazmin edilmediğini belirtmesine rağmen, 10.02.2012 tarihli duruşma tutanağında mağdur …’ın zararının tazmin edildiğini ve şikayetinden vazgeçtiğini bildiren dilekçeyi mahkemeye sunduğunun belirtildiği, ancak dosya içerisinde böyle bir dilekçeye rastlanılmadığı anlaşılmakla, adı geçen mağdurun zararının giderilip giderilmediği, giderilmişse kim tarafından ve ne zaman giderildiği hususları araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de sanık … hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulandığı halde aynı mağdura karşı birlikte suç işledikleri kabul edilen diğer sanıklar … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/2.maddesinin uygulanmaması,
15-)Sanıklar …, … ve … hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanıkların adli sicildeki kayıtları ile ilgili silinme koşullarının oluştuğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-a. maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Kanun’un 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararlar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda yakınanlar …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın zararlarının giderildiğini belirttikleri gözetilerek, sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b). bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, “sanığın işlediği suçların niteliği, adedi nazara alınarak, şartları uygun görülmediğinden” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, mağdurlar …, …, …, …, …, … ve …’e karşı işlenen hırsızlık suçlarından kurulan

hükümlerde sanık … hakkında, mağdur …’a karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükümde sanık … hakkında, mağdur …’a karşı işlenen hırsızlık suçundan kurulan hükümde sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık …, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık …, sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafiinin, sanık …’in, sanık … ve müdafiinin, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesinin yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca … hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine,

VI-)Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’a karşı işledikleri banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)Sanık …’in mağdur …’a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemi ile ilgili olarak mağdura ait kredi kartı ile … Bankası Demetevler Şubesi önündeki ATM’den para çekmeye çalışan kişinin sanık … olduğunun tespit edildiği, … Sıkıcının da 11.07.2011 tarihinde Cumhuriyet Savcısı önünde verdiği ifadesinde görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği anlaşılmakla; mağdur …’a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediğine ilişkin hangi kanıtların bulunduğu açıklanmadan,

yetersiz gerekçeyle sanık …’in mahkumiyetine karar verilmesi, kabule göre de mağdura ait kredi kartı ile para çekilememiş olması nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek, sanık … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 35.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-)Sanık …’in mağdur … Yılzdız’a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemi ile ilgili olarak … ATM cihazında bulunan kamera görüntülerine göre mağdura ait bankomat kartı ile işlem yapan kişinin … olduğunun tespit edildiği, soruşturma evresinde ifadesi alınan …’ın ifadesinde “mağdur …’ın cüzdanını kendisinin çaldığını, ATM kamerası tarafından tespit edilen görüntülerdeki kişinin de kendisi olduğunu” beyan ettiği, ancak … hakkında mağdur …’a yönelik eylemleri ile ilgili olarak dava açılmadığı, soruşturma sırasında sanık …’e mağdur …’ın cüzdanının çalınması olayı ile ilgili herhangi bir soru sorulmadığı, kovuşturma evresinde ise sanık …’in “iddianamedeki suçlamaları kabul ediyorum” şeklinde savunma yaptığı anlaşılmakla; …’ın soruşturma sırasındaki ifadeleri hatırlatılarak, kamera görüntüleri izletilip somut olay anlatıldıktan sonra sanık …’in yüklenen suçla ilgili sorgusunun yapılması, sonucuna göre sanık …’in hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, mağdur …’a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediğine ilişkin hangi kanıtların bulunduğu açıklanmadan, eksik sorgulamaya ve yetersiz gerekçeye dayanılarak sanık …’in mahkumiyetine karar verilmesi,
3-) Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik, sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik, sanık … … hakkında mağdurlar …, …, … ve …’a yönelik, sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik, sanık … hakkında mağdurlar … ve …’ye yönelik, sanık … hakkında mağdur …’e yönelik, sanık … hakkında mağdur …’e yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile ilgili olarak, sanıkların bu kartlarla bankamatiklerden para çekmeye çalıştıklarının, ancak kartların bloke olmaları, hatalı şifreler girilmesi, kartların işlem yapılmadan önce iptal edilmeleri ve benzeri nedenlerden dolayı para çekemediklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden suçun tamamlandığı kabul edilerek sanıklar …, …, …, …, …, …, …’e fazla cezalar verilmesi,

4-)Sanıklar … ve …’un mağdur …’e karşı, sanık …’nın mağdurlar … ve …’e karşı, sanıklar … ve … …’in mağdur …’e karşı, sanıklar …, … ve …’ın mağdur …’a karşı işledikleri banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları kapsamında, adı geçen mağdurların mahkemeye sundukları dilekçelerde veya duruşmadaki beyanlarında zararlarının tamamının giderildiğini bildirmeleri, sanıklar … ve …’ın mağdur …’a karşı işledikleri banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile ilgili olarak dosyada bulunan dekont incelendiğinde mağdur …’ın zararının da tazmin edildiğinin anlaşılması karşısında; aynı mağdurlara karşı birlikte suç işleyen ve zararın giderilmesine karşı koymadıkları anlaşılan sanıklar …, …, …, … hakkında mağdurlar …, …, …, …, …, …’a karşı işledikleri banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları bakımından 5237 Sayılı TCK’nın 245/5.maddesinin yollamasıyla aynı Kanun’un 168/2.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-) Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a karşı işledikleri banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, sanık …’in mağdur …’a karşı işlediği banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile ilgili olarak ise dosya içerisindeki dekontlardan ve mağdurların beyanlarından dava açılmadan önce zararlarının giderildiği anlaşılan mağdurlar … ve …’a karşı işledikleri banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları kapsamında sanıklar …, … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 245/5.maddesinin yollamasıyla aynı Kanun’un 168/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
6-) Sanıklar … ve …’in mağdur …’e yönelik, sanıklar … ve …’in mağdur …’a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemleri ile ilgili olarak; mağdur …’ın 16.01.2012 tarihli duruşmada zararının tazmin edilmediğini belirtmesine rağmen, mağdur vekilince mahkemeye sunulan 01.03.2012 havale tarihli dilekçede zararlarının soruşturma evresinde giderildiğinin bildirilmesi, mağdur …’ın 09.01.2012 tarihinde talimatla ifadesinin alındığı mahkemede zararının tazmin edilmediğini belirtmesine karşın, aynı mağdura karşı sanık … ile birlikte suç işledikleri

kabul edilen sanık … müdafiinin 10.02.2012 tarihli duruşmada “mağdurların zararlarının sanık …’nin ailesi tarafından karşılandığını” ileri sürmesi nedeniyle adı geçen mağdurların zararlarının giderilip giderilmediği, giderilmişse hangi aşamada giderildiği hususlarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesinden sonra sanıklar …, …, … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168.maddesinin birinci veya ikinci fıkralarının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu mağdurlar … ve …’in zararlarının kovuşturma evresinde giderildiği kabul edilerek sanıklar …, … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 168/2.maddesinin uygulanması, mağdur …’a yönelik eylemi ile ilgili olarak sanık … hakkında ise 5237 Sayılı TCK’nın 245/5.maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 168.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
7-) Sanık …’ın mağdur …’a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemi ile ilgili olarak mağdurun hükümden sonra 22.04.2013 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçede zararının giderildiğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında, mağdur …’a karşı işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile ilgili olarak sanık … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 245/5.maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 168/2.maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,
😎 Sanık …’in mağdur …’e yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemi ile ilgili olarak mağdurun uğradığı zararın tamamen tazmin edilmediği, zararı kısmen tazmin edilen mağdurun, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da … göstermediğinin anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 168/4.maddesine aykırı olarak mağdur …’e karşı işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sanık … hakkında kurulan hükümde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle sanığa eksik ceza verilmesi,
9-) -Sanık …’nın mağdurlar …, …, …’a karşı,
-Sanık …’ın mağdurlar …, …’ya karşı,
-Sanık …’un mağdurlar … ve …’ya karşı,

-Sanık … Durgur’un mağdurlar …, …, …, …’e karşı
-Sanık … hakkında mağdur …’e karşı,
-Sanık … hakkında mağdurlar …, …, …’e karşı,
Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a karşı,
Sanık … hakkında mağdur …’e karşı,
Sanık … hakkında mağdur …’a karşı,
Sanık … … hakkında mağdurlar …, …, …, …’e karşı işledikleri banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile ilgili olarak;
Mağdur …’e ait farklı bankalardan verilen iki adet banka ve kredi kartının olay günü sanıklar … ve … tarafından değişik ATM’lerde kullanılıp kartın birisiyle para çekildiği, diğer … ile de para çekilmeye çalışıldığı, mağdurlar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’a ait banka ve kredi kartlarının farklı zamanlarda bankaların ATM’lerinde birden fazla kullanılarak değişik miktarlarda paraların çekildiği veya buna teşebbüs edildiği anlaşılmakla, bu eylemlerle ilgili kurulan hükümlerde sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
10-)Sanık …’un mağdur …’ye karşı, sanık …’un mağdurlar … ve …’a karşı, sanık …’in mağdur …’a karşı, sanık …’ın mağdur …’e karşı, sanık …’in mağdur …’e karşı işlemiş oldukları banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile ilgili olarak, sanıkların mağdurlardan çaldıkları banka veya kredi kartlarını değişik bankaların ATM’lerinde kullanıp para çekmeye çalıştıkları, ancak para çekemeyip eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından, teşebbüs aşamasında kalan suçlarda uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden 5237 Sayılı TCK’nın 168.maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün sanıklar …, …, …, …, … hakkında uygulanması,

11-)Sanık …’un mağdur …’e karşı işlediği suç nedeniyle kurulan hükümde, 5237 Sayılı TCK’nın 245/1 ve 168/2.maddeleri uyarınca hükmolunan hapis cezasından, aynı Kanun’un 62.maddesine göre 1/6 oranında indirim yapıldığı halde, hapis cezası ile birlikte hükmolunan adli parasından indirim yapılmaması, kabule göre de belirlenen altmış … karşılığı adli para cezası ile bir … karşılığı olarak takdir edilen 20 TL’nin çarpılması suretiyle sanığın1200 TL adli para cezası ile cezalandırılması yerine 2000 TL adli para cezalandırılmasına karar verilmesi,
12-) Sanık …’un mağdur …’a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemi ile ilgili olarak sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 Sayılı TCK’nın 245/1, 35 ve 168/2.maddeleri uyarınca belirlenen 9 ay hapis cezasının, 62.madde uyarınca 1/6 oranında indirilmesi sonucu sanığın 7 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılması yerine hesap hatası yapılarak 4 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
13-)Sanıklar … ve …’in mağdur …’a ait banka kartı ile ATM’den 170 TL para çekerek eylemlerini tamamladıkları gözetilmeden, mağdur …’a karşı işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle sanıklar … ve … hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 35.maddesi uygulanarak sanıklara eksik cezalar verilmesi, kabule göre de teşebbüs aşamasında kalan suçlarda uygulanma olanağı bulunmayan 5237 Sayılı TCK’nın 168.maddesi uyarınca sanık …’un cezasından indirim yapılması,
14-) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümlerde, kararın gerekçe kısmında sanıklara alt sınırdan ceza verildiğinin belirtilmesine ve 5237 Sayılı TCK’nın 245/1.maddesi gereğince hükmolunan hapis cezaları alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, anılan sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 245/1.maddesine göre belirlenen hapis cezalarının yanında hükmolunan adli para cezalarının tespitinde alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle kararın hüküm kısmı ile gerekçe kısmı arasında çelişkilere neden olunması,
15-) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediği gerekçesiyle kurulan hüküm ile ilgili olarak, 5271 Sayılı CMK’nın 225/1.maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında,

sanık … hakkındaki iddianame içeriğine göre mağdur …’a karşı hırsızlık suçunun işlendiği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve adı geçen mağdura yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınmadan, sanık …’un banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
16-) Sanık …’in mağdur …’a yönelik banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemi ile ilgili olarak mağdurun ifadelerinde banka veya kredi kartından para çekildiğinin veya böyle bir şeye teşebbüs edildiğinin belirtilmediği, mağdur …’a ait banka veya kredi kartıyla işlem yapıldığına dair herhangi bir belgeye dosya içerisinde rastlanılmadığının anlaşılması karşısında, sanığın yüklenen suçu işlediğine ilişkin mahkemede bir kanaat oluşmasını sağlayan delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeye dayanılarak sanık …’in mağdur …’a ait kredi kartı ile ATM’den para çektiği kabul edilip, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
17-) Sanıklar …, … ve … hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanıkların adli sicildeki kayıtları ile ilgili silinme koşullarının oluştuğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 Sayılı CMK’nın 231/6-a. maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Kanun’un 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararlar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda yakınanlar …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın zararlarının giderildiğini belirttikleri gözetilerek, sanıklar hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b). bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, “sanığın işlediği suçların niteliği, adedi nazara alınarak, şartları uygun görülmediğinden” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan

gerekçelerle, mağdurlar …, …, …, …, …, …, …’e karşı işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlerde sanık … hakkında, mağdur …’a karşı işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümde sanık … hakkında, mağdur …’a karşı işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümde sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık …, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık …, sanık …’in, sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin, sanık …’in, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesinin yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca … hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.