Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/1754 E. 2013/3490 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1754
KARAR NO : 2013/3490
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

Hırsızlık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2009 tarih 217-420 sayılı kararın, sanık tarafında temyizi üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 27.12.2012 gün, 12516-49511 sayılı ilam ile “Yakınanın, suça konu motorsikleti direksiyon kilidi ile kilitleyerek ikametinin önüne park ettiğini beyan etmesi karşısında, suçun gerçekleştiği yerin yakınana ait bina ve eklentisi niteliğinde olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken; eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi ve hapis cezasının kanuni sonucu olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemesi”, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2013 gün, 2009/292697 sayılı itirazı üzerine, dosya dairemizce gönderilmekle, 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 308. maddesine eklenen 2 ve 3.fıkralar uyarınca yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, dairemizin 27.12.2012 gün ve 2012/12516 esas, 2012/49511 karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, karar verilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması kararşısında kararda gösterilmeyen hak yoksunluğunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,28.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

./..

KARŞI OY:

Yakınan, motosikletini, motorun direksiyon üzerindeki kendi kilit sisteminin anahtarı ile kilitleyip oturduğu apartmanın önüne olay günü saat 20:30 sıralarında park ettiğini, ertesi gün sabah saat 07:00 sıralarında motosikletinin bulunduğu yerde olmadığını görünce, motosikletinin çalınmış olduğunu anladığını ifadesinde açıkça belirtmiştir. Mahkemece toplanan kanıtlara göre; sanığın eylemi; yakınan tarafından oturduğu apartmanın önüne, sabit bir yer ile kilitlenmesi sağlanmaksızın, direksiyon kilidi ile kilitlenerek bırakılan, motosikleti çalma biçiminde kabul edilmiştir. Sanığın eyleminin, herkesin girebileceği bir yerde kilitlenmek suretiyle koruma (muhafaza) altına alınan eşya hakkında işlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu kanısına varılarak, ilk derece mahkemesince, sanığın 5237 sayılı TCY’nın 142.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan biçimde gelişen somut olayda;
Suça konu motosikletin olay yerinden kendi üzerindeki kilit mekanizması kırılmadan taşınarak götürülüp götürülemeyeceği ve motosikletin park edilmiş olduğu apartman önünün dış alandan ayrılmış biçimde, bu bağlamda konutun eklentisi niteliğinde olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre; motorun direksiyon kilit mekanizması kırılmadan insan gücü ile taşınarak götürülebileceği saptandığı takdirde, hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCY’nın 141/1.maddesine; insan gücü ile taşınarak götürülemeyeceği, götürülebilmesi için direksiyon kilit mekanizmasının kırılmasının gerektiği saptandığı takdirde ya da kilit mekanizması ile bağlantılı olmaksızın motosikletin park edildiği apartman önünün “konut eklentisi” niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde ise eylemin aynı Yasa’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde uygulama yapılması, yasaya aykırı olduğundan, dairemizin 27.12.2012 günlü bozma kararı yerindedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ise, belirttiğimiz nedenlerle yerinde değildir.
Bu nedenle, itiraz konusunda karar verilmek üzere dava Yüksek Ceza Genel Kuruluna gönderilmelidir.
Yukarıda sunulan nedenlerden dolayı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazını yerinde bularak yerel mahkeme kararının onanmasına karar veren çoğunluk görüşüne, katılmamaktayız.