YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19341
KARAR NO : 2013/21890
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı … yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde:
Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun gece işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 116/4. maddesinin uygulanması karşısında, maddede öngörülen ceza seçimlik olmadığından, tebliğnamedeki (2-c) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Suç tarihi itibari ile hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçu 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, uzlaşma işlemlerinin 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. madde fıkralarında öngörülen yöntemin izlenmesi suretiyle yerine getirilmesi zorunlu olduğu halde, anılan yasa maddelerine uygun biçimde uzlaştırma işlemlerine girişilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, suç tarihi itibari ile kasıtlı bir suçtan engel sabıkası bulunmayan sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat” ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “zarar giderilmediğinden” şeklindeki gerekçe ile iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.