YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23227
KARAR NO : 2013/21797
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda kurulan hüküm, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre 07.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, tebligatın yapıldığı tarihte sanığın … H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda olduğunun anlaşılması karşısında, sanığa 35.madde uyarınca yapılan tebligat işlemi geçersiz olduğundan, sanığın eski hale getirme isteminin kabulüne karar verilmiş ve temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenmiştir.
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13.maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL harç alınması hükme bağlanmış, anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 20.10.2011 tarihli ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın resmi gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de;
Anayasa Mahkemesi’nin iptal hükmünün gerekçesinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarını da dikkate alarak yargı hizmetlerinin karşılığında harç alınmasını, “mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi” bağlamında değerlendirdiği, bu kapsamda belirlenen kriterlerden birisi olan “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasının iptal kararının dayanağını oluşturduğu gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin, … haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiğinden, temyiz harcı yatırmayan sanığın temyiz isteminin hukuken geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/1.maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2.maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 23.11.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 Sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince isteme uygun olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.