Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/24074 E. 2013/21663 K. 25.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24074
KARAR NO : 2013/21663
KARAR TARİHİ : 25.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CYUY.nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin aynı Yasanın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten … suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, … zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
06/02/2008 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 4.000,00 TL, konut dokunulmazlığını bozma suçundan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, hükmün 27/02/2008 tarihinde kesinleşmesinden sonra 20/11/2008 tarihinde … suç işlendiği ve bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği belirlenerek;
Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 2253 SY.nın 12/2.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 765 sayılı TCY.nın 102/3 ve 104/2.maddeleri ile 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1, 31/2, 66/1-e, 66/2, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak

uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin suça sürüklenen çocuğun yararına olması ve suçun işlendiği tarih olan 13/12/2004 ile hüküm tarihleri arasında aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin geçmiş bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CYUY.nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE, 25/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.