Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/27126 E. 2013/26843 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27126
KARAR NO : 2013/26843
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Kesinleşen 12.05.1999 günlü, 1453-370 sayılı hükmün infazına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Yakınan …’a yönelik suç ve kurulan hüküm yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre; hükümlünün gündüz gerçekleşen eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 491/4, 522 (pek fahiş) maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanında aynı Yasa’nın 116/2 maddesindeki iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçuna uyduğu, ancak suç tarihi itibari ile iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçunun uzlaşma kapsamında olduğu gözetilmeden, bu suç yönünden uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleri ile verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak hüküm kurulmamış ise de, yakınan ….’a yönelik hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 491/4, 522, 81/2-3. maddelerinin uygulanması sonucu hükmolunan ve aynen infazına karar verilen 1 yıl 2 ay 10 günlük hapis cezasının açıkça sanık lehine olduğu anlaşıldığından, duruşma açılmadan evrak üzerinde yazılı şekilde uygulama yapılıp hüküm kurulması bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Yakınanlar …. ve …’a yönelik suç ve kurulan hüküm yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/1.maddesine göre, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. Aynı Kanunun 9/3. maddesine göre de, lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
Bu düzenlemelerden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162-173 sayılı kararından anlaşılacağı üzere, kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yargılaması yapılması, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir. Sonraki yasa suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece öncelikli olarak duruşma açılarak;
5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1.maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu, hükümlünün geceleyin yakınanlar …. ve …’a ait işyerlerlerine muhkem olan kapı kilidini kırmak suretiyle girerek gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçu yanında, aynı Kanunun 116/2-4. maddesinde düzenlenen geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve yakınanların şikayetçi olması karşısında 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, suç tarihi itibariyle işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarının uzlaşma kapsamında oldukları da gözetilerek 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp sonucuna göre, uzlaşmanın sağlanması halinde 5237 sayılı TCK. hükümlerinin sanık lehine sonuç doğuracağı gözetilmeden, iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından uzlaşma işlemleri yapılmadan eksik inceleme ve soruşturma sonucu 765 sayılı TCK. hükümlerine göre kurulan 12.05.2009 günlü hükmün sanığın lehine olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.