Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/29189 E. 2013/26382 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29189
KARAR NO : 2013/26382
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı CMK’nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesine göre kararlarda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; sanığın yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin “tefhimden” itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken, “tefhimden ve tebliğden” itibaren başlayacağı belirtilerek sanık yanıltıldığından, bu durumda ayrıca hükmün tebliğ edilmesi gerektiği halde tebliğ de yapılmadığından sanığın 14.06.2012 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiş ve tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL harç alınması hükme bağlanmış, anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 20.10.2011 tarihli ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın resmi gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de;
Anayasa Mahkemesi’nin iptal hükmünün gerekçesinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarını da dikkate alarak yargı hizmetlerinin karşılığında harç alınmasını, “mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi” bağlamında değerlendirdiği, bu kapsamda belirlenen kriterlerden birisi olan “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasının iptal kararının dayanağını oluşturduğu gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin, temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiğinden, 7 gün içinde ödemesi konusunda uyarılmasına rağmen temyiz harcını ödemeyen sanığın temyiz isteği kabul edilerek hükmün incelemesi yapılmıştır.
Adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası belirlendikten sonra, suça teşebbüsten dolayı aynı Kanun’un 35.maddesi uyarınca cezanın üçte birine kadarı indirilerek 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması yerine hesap hatası yapılıp 6 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle sanığa eksik ceza verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Yasanın 53/1-c. maddesinde yazılı haklardan hapis cezasının infazının tamamlanacağı tarihe kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.