YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32318
KARAR NO : 2013/27234
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yüzüne karşı 02.04.2012 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CYUY.nın 310.maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 10.04.2012 tarihinde temyiz eden sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin aynı yasanın 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.3.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere ve kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafii sanığın lehine gibi görünen bazı işlemleri yapmış olsa da, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesi vermesi halinde temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği gözetildiğinde; sanık …’nın kendisine müdafii atandığından haberi olmadığı,23.01.2012 tarihli oturumdaki sorgusunda, “müdafi istemediğini belirttiği” sanığın yokluğunda verilen 02.04.2012 tarihli kararın mahkemece atanan zorunlu müdafii Av….’e tefhim edildiği ve müdafii tarafından, yasal süreden sonra temyiz edildiği, ancak usulsüz tebligat nedeniyle sanığa gerekçeli kararın tekrar tebliğ edildiği ve sanığında süresinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Katılanın aşamalardaki ifadesinde, motosikletini apartmanın önündeki demir direğe zincirle bağlayıp kilitlediğini beyan ettiği ve olay yeri inceleme raporunda da motosikletin bağlandığı zincirin kesilmiş olduğunun belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının hatalı değerlendirilmesiyle aynı Kanunun 141/1.maddesinden hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 35/1.maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlıştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.