YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/34561
KARAR NO : 2014/28999
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazılğını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca; cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresinin belirleneceği ve belirlenecek sürenin alt sınırının mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl 3 ay 16 gün süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesi suretiyle hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları ile suça sürüklenen çocuk … hakkında ayrıca hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
2-Suça sürüklenen çocuk …’nin adli sicil kaydındaki sabıkasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından ibaret olup, suça sürüklenen çocuk …’ın ise sabıkasız olduğununu anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK.nun 50/3 maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezalarının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, işyeri dokunulmazlığının bozma suçunun ise zarar oluşumuna elverişli bulunmadığının ve suça sürüklenen çocuk …’nin adli sicil kaydından sabıkasız olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca, suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; zararın giderilmemiş olması şeklindeki yasal olmayan gerekçelerle suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun’un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Suça sürüklenen çocuklara 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocukları savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, atanan zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası konulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 04/12/2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.