Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/36747 E. 2014/26522 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/36747
KARAR NO : 2014/26522
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel töreninin yaptırılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
a)Hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Sanık hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık eyleminde, dosya içeriğine göre suça konu telefonu satın alan ve daha sonra iade eden …’un zararının giderildiğine ilişkin bilgi bulunmadığından TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve bu nedenle mahkemenin dosya içeriğine uygun düşen kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Müşteki Bülent Isırgan “sanığın ailesi tarafından kendisine 100 TL ödeme yapıldığını, kalan miktar içinse senet verildiğini ancak senedin vadesi gelmesine rağmen ödeme yapılmadığını, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediğini” beyan etmesine karşın, koşulları bulunmadığı halde TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması suretiyle bu müştekiye yönelik suçtan eksik ceza tayini, yine müşteki …’a ait kuaför dükkanında çelik kasa üzerinde duran cep telefonunun çalınması biçimindeki eylem TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suç tipine uyduğu halde aynı Kanun’un 141/1. maddesinin uygulanması suretiyle bu suçtan da eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

-2-

b)Evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel töreninin yaptırılması suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Sanığın 2009 yılında alınan savunmasında bu tarihten 5 yıl önce dini nikah kıydırdığını beyan etmesi karşısında suç tarihinin 2004 yılı olarak kabulü ile eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 237/4. maddesindeki suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suçun işlendiği gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.