YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/37133
KARAR NO : 2014/2092
KARAR TARİHİ : 29.01.2014
Hırsızlık suçundan hükümlü …’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/l-son(üç kez), 522(üç kez), 523, 55/3(üç kez), 59(üç kez), 72. maddeleri gereğince 2 yıl 15 ay 70 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ORHANGAZİ Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/1995 tarihli ve 1993/73 esas, 1995/240 sayılı kararından dolayı şartla tahliyesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, hüküm kesinleştikten sonra uyarlama yargılaması yapılamayacağından bahisle talebin reddine dair, aynı Mahkemenin 13/12/2011 tarihli ve 2011/227 esas, 2011/344 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/12/2013 gün ve 17919/72721 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2013 gün ve 387070 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şartla tahliye kararından sonra deneme süresi içerisinde bir suç işlenmesi hâlinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 107. maddesi uyarınca bakiye cezanın infazının gündeme geleceği, bu durumda hükümlünün deneme süresinin yeniden tespit edilebilmesi bakımından lehe olan kanunun uygulanması gerekeceği cihetle,
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, oraya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7.maddesine nazaran öncelikle yargılama dosyası üzerinden duruşma açılmak suretiyle lehe Kanun’un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ORHANGAZİ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13.12.2011 gün ve 2011/227-344 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.