YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7128
KARAR NO : 2013/24822
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında 15.02.2011 tarihli kararında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz edilmeksizin kesinleştiği, yakınan kurum vekilinin temyizinin sanık … Sari hakkında elektrik enerjisi sucundan verilen karara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-) Sanık … hakkında mühür bozma sucundan 15.02.2011 tarihli hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç için, yasada kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza (hapis cezası) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez (Yeni TCY.nın 50/2. maddesi). Bu durumda, yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için önlemlere çevrilebilir.
TCY.nın 203. maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2.maddesine aykırı davranılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekceye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gisi ONANMASINA,
2-) Sanık … Hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan 22.10.2002 tarihli hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2012 gün ve 2011/4-415 esas, 2012/92 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, CMK.nun 327. maddesinin birinci fıkrası; “hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkum edilir” şeklinde düzenlemeye yer vermiş olup,maddenin gerekçesinde ise “sanığın kendi kusuruyla sebep olduğu giderler” kavramı ile “hakkında kamu davası açılmış olan kişi kendi savsama veya kusuruyla bilirkişi veya tanıkların dinleneceği veya yüzleştirme yapılacak duruşmaya katılmaması ve bu işlemlerin yenilenmesinin gerekmesi, kendisini suçlama gibi nedenlerden kaynaklanan” giderlerin anlaşılması gerektiği açıklanmıştır.
Somut olayda ise, katılan lehine hükmolunacak vekalet ücretinin sanığın kusurundan kaynaklanan bir gider olarak kabulünün olanaklı olmadığı gibi, dosya kapsamına göre sanığın kusurundan kaynaklanan bir gider de bulunmadığından elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan açılmış kamu davasında 6352 sayılı Yasanın geçici 2/2 ve CMK.nun 223/4-a maddeleri gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen sanığın katılan kuruma vekalet ücreti ödemesine ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından “1200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ve sanığın yargılama giderinden sorumlu tutulmasına, ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.