Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/8732 E. 2013/7588 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8732
KARAR NO : 2013/7588
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, Hakaret, Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, Düşme, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan, katılan-sanıklar …, … hakkında katılan … ve…i kasten yaralamaları suçundan verilen kararlara yönelik sanık … ve katılan-sanıklar müdafii’nin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK.nun 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık … ve katılan-sanıklar müdafii’nin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Katılan-sanıklar müdafii’nin sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan tayin olunan 2000 TL adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi nedeniyle hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 Sayılı TCK.nun 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca da hükümlük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.

Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 Sayılı TCK.nun 58, 5275 sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki “tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, sair yönleri Usul ve Yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Katılan-sanıklar müdafii’nin sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik ve sanık …’in katılan … ve Erdeniz’e hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarından ve sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
1- Sanık …’ın katılan …’in, kendisine karşı hakareti nedeniyle atılı kasten yaralama suçunu işlemesi karşısında bu hususun sanık

lehine tahrik hükümlerinin uygulanmasını, gerektirip gerektirmeyeceğinin kararda tartışılmaması,
2- Katılan …’in sanık … hakkındaki hakaret suçundan, katılan …’in, sanıklar … ve … hakkında yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından dolayı şikayetlerinden vazgeçmeyip şikayetlerinin devam etmesi karşısında; vazgeçme nedeniyle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan-sanıklar müdafii’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,09/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.