Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/9423 E. 2014/1737 K. 27.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9423
KARAR NO : 2014/1737
KARAR TARİHİ : 27.01.2014

Tebliğname No: 2 – 2012/113637
MAHKEMESİ : Dikili Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2012
NUMARASI : 2011/298 (E) ve 2012/74 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, yakınanların aralık bıraktığı oto camını biraz daha açarak oto içinden para ve cep telefonu çaldığının anlaşılması karşısında, aracın camının aralık bırakılması nedeniyle, araç içerisindeki eşyaların artık “kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış” sayılamayacağı, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden,aynı Kanunun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza belirlenmesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. G..’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27/01/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi
Aşağıdaki nedenlerle Sayın çoğunluğun, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nun 141/1 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğuna ilişkin görüşüne katılmıyoruz.
Sanığın hırsızlık eylemini gerçekleştirmek için tam kapatılmayıp aralık bırakılan camı, zorlamak suretiyle biraz daha açarak, araç içerisinden para ve telefon çaldığının anlaşılması karşısında; sanığın, mevcut aralıktan yararlanarak eylemini gerçekleştiremeyip, camı zoralamak suretiyle aralığı büyüterek eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle, suça konu eşyaların mevcut haliyle TCK’nun 142/1-b kapsamında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya konumunda olduğu bu nedenle mahkemenin uygulamasının doğru olduğunu düşündüğümüzden, Sayın çoğunluğun bir numaralı bozma görüşüne katılmıyoruz.