YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9637
KARAR NO : 2014/1946
KARAR TARİHİ : 28.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında, konut dokunulmazlığının suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, 5271 sayılı CMK.nun 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay tarafından yapılacak inceleme sonucunda giderilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde prensip olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır. Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getiremeyiş sebebi başta olmak üzere, durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir.
Somut olayda, sanık hakkında daha önce 23/12/2009 tarihinde konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı TCK.nun 116/1 ve 62 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresinde yeniden suç işlemesi karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün yalnızca açıklanmasına karar verilmekle yetinileceği ancak 5271 sayılı CMK.nun 231/11. maddesi uyarınca
kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde ve yasal zorunluluk olan hallerde cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabileceği,sanığın tekrar suç işlemesi durumunda hükmün açıklanması ile yetinileceği yerde sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın, suça konu motosikleti çaldığı yerin işyeri olması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 116/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde sanık hakkında aynı Kanunun 116/1 maddesi ile uygulama yapılması, gerekçe kısmında ise sanığın 5237 sayılı TCK.nun 116/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle de gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
2-Kabule göre de;
İddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 116/2 maddesinin uygulanması talep edildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında aynı Kanunun 116/1 maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 226 maddesine aykırı davranılması
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 28/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.