YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9914
KARAR NO : 2014/1784
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
Tebliğname No: 2 – 2012/109677
MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/02/2012
NUMARASI : 2012/29 (E) ve 2012/21 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-İçerisinden para çalınan dolmuşların, eylem sırasında yolcu taşımadıkları gibi park edildikleri yerlerinde belli varış veya kalkış yerlerinden olmadığının anlaşılması karşısında eylemlerin TCK’nun 142/1-c maddesindeki tanımlanan suçu oluşturmayacağı düzeltilerek, sankıların savunmaları doğrultusunda araştırma yapılıp, yakınanlardan araçların kapı ve camlarının kilitli olup olmadığı açıkça sorulup sonucuna göre; kapı ve camların kilitli olması halinde eylemlerin TCK’nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu, kilitli olmaması halinde ise aynı Yasanın 141/1. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilerek, hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden eksik araştırma ve yanlış nitelendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması
2-Birlikte işlenen suçlarda sanıklardan birisinin veya birkaçının suçtan doğan zararın tamamını iade veya tazmin etmesi halinde, diğer suç ortaklarının bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları taktirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaları gerektiği gözetilerek, hırsızlık suçundan meydana gelen zararın sanık M.. Ç..’ın ailesi tarafından tamamen karşılandığının anlaşılması karşısında, sanıklar İ.. S.. ve D.. Ç..’dan zararın adı geçen sanık Mehmet’in ailesi tarafından karşılanmasına bir diyecekleri olup olmadığı sorularak, karşı çıkmamaları halinde bu sanıklar hakkında da TCK’nın 168.maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanıklar İbrahim ve Durmuş’un zarar giderme ve etkin pişmanlık hususunda olumlu girişimlerinin bulunmadığı ve katkı sağlamadıkları şeklinde yeterli olmayan gerekçeyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmaması,
3-TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. Ç.. müdafii ile sanıklar D.. Ç.. ve İ.. S..’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.