YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10282
KARAR NO : 2014/9765
KARAR TARİHİ : 09.04.2014
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ….’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 151/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis, 5 ay hapis ve 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, verilen cezaların aynı Kanun’un 50/1-c maddesi uyarınca iki yıl süreyle bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi seçenek yaptırımına çevrilmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2012 tarihli ve 2011/56 esas, 2012/31 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim yükümlülüğüne uymadığından bahisle 10 ay hapis, 5 ay hapis ve 1 ay 20 gün hapis cezalarının aynen infazına dair( …..) Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli ve 2012/65 esas, 2013/27 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29.01.2014 gün ve 2013/2365/7077 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2014 gün ve 2014/41545 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 21/09/1996 doğumlu sanığın 25/03/2011 olan suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 50/3 maddesine göre “… fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış … bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4 maddesindeki “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” biçimindeki emredici düzenlemeler ve 5237 sayılı Kanun’un 50/6-7 madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kısa süreli hapis cezasının infazının mümkün olmadığı, seçenek tedbirin değiştirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı TCK.nun 50.maddesinin 3.fıkrasında, daha önce hapis cezası ile mahkum edilmemiş olan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesinin 6.fıkrasında, seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemelerden, yasa koyucunun kısa süreli hapis cezalarının, yaşı küçük sanıklar yönünden hapis olarak infaz edilmesinin önüne geçilmesini amaçladığı anlaşılmakta olup, 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına çevrilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
(….) Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2013 gün ve 2012/65, 2013/27 sayılı kararı ile seçenek yaptırımınların gereklerini yerine getirmeyen hükümlü hakkındaki kısa süreli hapis cezalarının aynen infazına karar verilmesi ve kararın itiraz üzerine kesinleşmesi karşısında, öncelikle itiraz mercii kararının bozulması gerekeceğinden, itirazın açıklanan nedenle kabulüne karar verilmesi gerektiği halde, reddine karar verilmesi nedeniyle itiraz mercii … Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2013 gün ve 2013/565 D.İş sayılı kararına karşı, kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.