YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10283
KARAR NO : 2014/9762
KARAR TARİHİ : 09.04.2014
Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 151, 116/4 ve 62(3 defa), maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay, 5 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair …. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2010 tarihli ve 2009/397 esas, 2010/277 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/01/2014 gün ve 2012-2213/6633 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/02/2014 gün ve 2014/41199 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- Kayden 04/12/1990 doğumlu olup suçun işlendiği 09/02/2008 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
2- Sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması karşısında, 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “uzlaşma” başlıklı 253 ve 254. maddeleri hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında,
3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
4- Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından belirlenen hapis cezalarının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
CMK.’nun 253.maddesinin 3.fıkrasına, 5918 Sayılı Yasa ile eklenen, ‘uzlaşma kapsamında bulunan bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağına’ ilişkin son cümle, suç tarihinden sonra 09.07.2009 günü yürürlüğe girdiği halde, 5560 Sayılı Yasa ile uzlaşma kapsamına alınan konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden CMK.’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yaptırılmaması, fiili işlediği sırada 15 yaşını bitirip, 18 yaşını doldurmamış olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan cezalarda TCK.’nun 31.maddesinin 3.fıkrası uyarınca indirim yapılmaması, daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen yaşı küçük sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının TCK.’nın 50.maddesinin 3.fıkrası uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 4.fıkrasına aykırı olarak fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında aynı maddenin 1.fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (….) 5.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 17.03.2010 gün ve 2009/397, 2010/277 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarıca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.