Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/10775 E. 2015/12980 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10775
KARAR NO : 2015/12980
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/27941
MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2011/709 (E) ve 2012/641 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk F.. O.. hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Olay tarihinde, suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait ikametten hırsızlık suçunu işledikten sonra kendi beyanına göre yaklaşık 100 metre gittikten sonra, kolluğun kendilerini görmesi üzerine elinde bulunan suça konu malzemeleri yandaki bahçeye atıp kolluk görevlilerince yakalanması şeklinde gerçekleşen eyleminde, başından itibaren kesintisiz takip söz konusu olmadığından, atılı hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından; gece vakti işlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçundan doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun önce 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesi ile 6 ay hapis cezası ile ardından da aynı Kanun’un 116/4. maddesi ile 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sonuç ceza doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamış; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken hüküm fıkrasında suç adının işyeri dokunulmazlığının ihlali olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delilere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuk B.. T.. hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

1- Suça sürüklenen çocuğun yakalandığında kendisini Z.. T.. olarak tanıttığı ve tüm soruşturma işlemlerinin Z.. T.. ismiyle yapıldığı, yine diğer sanıklar ile suça sürüklenen çocuk Fırat’ın da alınan savunmalarında Z.. T..’tan bahsettikleri, Z.. T.. hakkında dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında, suça sürüklenen çocuğun gerçekte adının B.. T.. olduğunu beyan etmesi üzerine B.. T.. hakkında dava açılıp mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında; atılı suçu işleyen kişinin gerçek kimliğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde kesin olarak tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda sadece suça sürüklenen çocuğun beyanına dayanılarak atılı suçu işleyen kişinin B.. T.. olduğu kabul edilip Baver hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde, yanında diğer suça sürüklenen çocuk Fırat ile yaş büyüklüğü nedeniyle evrakı tefrik edilen sanıklar Kasım, Mustafa ve Doğan varken hep birlikte hırsızlık amacıyla Diyarbakır ilinden Şanlıurfa iline geldikleri, Şanlıurfa iline geldikten sonra hep birlikte araçtan inerek suça sürüklenen çocuk Fırat ile sanık Mustafa’nın bir başka yöne, suça sürüklenen çocuk Baver ve Doğan’ın ise başka bir yöne hırsızlık amacıyla gittikleri, suça sürüklenen çocuk Baver ve Doğan’ın bir başka müştekiye karşı hırsızlık suçunu işledikleri, Fırat ile Mustafa’nın da bu dosyanın müştekisine yönelik hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; her ne kadar sanıklar hırsızlık suçunu işlemek amacıyla Şanlıurfa iline birlikte gelmiş iseler de, suça sürüklenen çocuk Baver’in temyize konu dosyadaki müştekiye karşı hırsızlık suçunu işlemeye yönelmiş iştirak iradesinin bulunmadığı gibi bu suçla ilgili herhangi bir icrai veya menfi eyleminin söz konusu olmadığı bu nedenle suça sürüklenen çocuğun, atılı suçu gerçekte işleyen Fırat ve Mustafa’nın bu eyleminden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.